By 1 Mayıs 2015 0 Comments

Biz de Liseliyiz!

Ortaokulu İmam Hatip Lisesi ortaokulunda okurken, sayısal derslerdeki notlarımızın iyi olması çevremizdeki hocaların da dikkatini çekmişti.

Bir hocam bana sayısal bir bölüm için altyapının daha uygun olduğunu ve lisede okuduğum takdirde daha başarılı olacağımı söylemişti. Yıl 1984.

Ben de ortaokuldan sonra babama lisede okumak istediğimi söyleyince şiddetle karşı çıkmıştı.

“Kesinlikle olmaz!” diye kestirip atmıştı. Ben de hala bir umut belki izin verir diye düşünüyordum. O zaman çok ağlamıştım. Kayıtların son gününde babam “git ne yaparsan yap!”  dedi.

Ben de o hızla önce Sorgun İmam Hatip Lisesi’ne gittim kaydımı liseye almak istediğimi belirttim ancak okul yönetimi buna izin vermedi. “Velin ile gel ondan sonra evrakları verelim” dediler. Onlar da başka zorluk çıkarıyorlardı. O dönemde (yine benim şansıma) Sorgun İmam Hatip Lisesi’nden ayrılarak Sorgun Lisesi’ne 8-9 başarılı öğrenci daha geçiş yapmıştı ve İmam Hatip Lisesi beni de kaybetmek istemiyordu. En azından evrakları vermeme konusunda sorun çıkarmaları benim fikrimin bu yönde oluşmasına neden oluyordu.

Israrla babamın kararının bu olduğunu söyleyerek evraklarımı aldım ve Sorgun Lisesi’ne kayıt olmaya gittim. İşin açıkçası tek başıma ne yapacağımı da bilmiyordum.

Okula gittiğimde velimi sordular ve ben de yok dedim. “Tanıdık var mı lisede?” diye sorduklarında ise; babamın köyünden “Osman Aktaş” abinin olduğunu söyledim. Onlar da bana; “onun ile konuş, eğer velin olmayı kabul eder ise kaydını yaparız” dediler.

Osman abiye babamla olan diyaloğumu anlattım ve ondan velim olup olamayacağını sordum. Sağ olsun kendisi hemen olur dedi ve biz de liseli olduk. Lise bitene kadar da kendi kendimize okuduk.

Rahmetli babamla bu konuda hep soğukluk oldu aramızda. Sırf onun istediği okulda okumadım diye… Lise bitti, üniversite bitti babam hala kendi doğrusunu savunuyordu. Ancak bu olaydan yaklaşık 22 yıl sonra, sene 2006’da bana “senin kararın doğruydu” dedi.

Ben şanslıydım, doğru karar verenlerden olmuştum. Bu kadar şansı yanında olmayan, öyle ya da böyle hayatına yön verememiş nice insanlar varken! Tabi burada kastettiğim İmam Hatipte okuyanlar yanlış karar verdi olarak algılanmasın. Sadece kendi adıma doğru karar verdiğim kanaatini belirtmek isterim.

Bazen gençleri de dinlemek lazım. Fikirlerine kulak vermek, onlara gelecekle ilgili kararlarını alırken yardımcı olmak gerekir.

Abidin POLAT

SORGUN DÜŞÜNCE KULÜBÜ

About the Author:

Post a Comment

*