2014 Dosyaları

Şehir ve Kültür

Şehir ve Kültür

Şehir medeniyetin doğduğu yerdir. Dolayısıyla şehirli insan medenidir. Lakin, millet olarak bu gerçeğe uzunca bir zamandır sırtımızı dönmüş durumdayız. Şehirlerimiz kültür ve medeniyetin doğduğu değil tüketildiği yerler haline geldi. Ortaya kayda değer bir şey koyamadığımız gibi, halen yüzyılların mirasını yemekle meşgulüz. Kültür ve geleneğimizin devamlılığını sağlayacak dinamiklerimizle pek barışık değiliz. Şehirleri, medeniyetleri inşan eden elbette […]

By 1 Aralık 2014 0 Comments Read More →
Ne Kadar Medeniyiz?

Ne Kadar Medeniyiz?

Güncel nüfus verilerine göre Türkiye nüfusunun yaklaşık % 80’i il ve ilçe merkezlerinde yaşıyor. Bir diğer ifadeyle şehirlerde yaşıyor. Daha 1980’li yıllara kadar bu oran % 50’nin altındaydı (1980’de % 44) ve nüfusun çoğunluğu köy ve beldelerde yaşamaktaydı. Biraz daha geriye gittiğimizde ise, mesela 1950’de Türkiye nüfusunun sadece % 25’inin şehirlerde yaşadığını görmekteyiz. Bu verilerden […]

By 1 Aralık 2014 0 Comments Read More →
Şehirli Olmak

Şehirli Olmak

Şehir kültürü, aynı şehirde yaşayan insanların ortak paydalarını birleştiren maddi ve manevi değerlerin bir bütünüdür. Şehir ya da kültürünün, kendine has parametreleri vardır. Yaşanılabilirlik açısından bakıldığında göze çarpan en önemli ana parametreler; eğitim, sağlık, ekonomi, alt parametreler ise; trafik, ulaşım ağı, güvenlik, istihdam, kültür ve sanat, alt yapı, suç oranı, hava kirliliği, su temizliği ve […]

By 1 Aralık 2014 0 Comments Read More →
Şehir Kültürü

Şehir Kültürü

Kapalı ve soğuk bir havada yazının kurgusunu oluşturma adına zihnim meşgulken, yıllardır gittiğim otomobil tamircisi kardeşime uğradım. Hava gerçekten çok soğuktu. Uzun zamandır arabamla ilgili bir sorun olmadığı için uğrayamadığım kardeşimin sadece bir çayını içmek, hasret gidermekti amacım. Akşam vaktiydi. Bir sonraki gün pazardı ve çalışanlarına haftalığını dağıtıyordu. Herkes çok mutlu gözüküyordu. İş elbiselerini çıkarmışlardı. […]

By 1 Aralık 2014 0 Comments Read More →
Şehirleşme ve Şehir Kültürü

Şehirleşme ve Şehir Kültürü

Yazıma Kızılderililerin reisinin, ABD başkanı olan Franklin Pierce’e hitaben yazılmış mektubundan bir bölümle başlamak istiyorum: “Washington’daki büyük başkan, topraklarımızı satın almak istediğini bildiren bir haber yollamış. Dostluktan söz etmiş büyük başkan. Ama biz sizin, bizim dostluğunuza ihtiyacımız olmadığını biliriz. Biz onun istediğini düşüneceğiz. Zira eğer topraklarımızı satmaya razı olmazsak, belki o zaman beyaz adam tüfeğiyle […]

By 1 Aralık 2014 0 Comments Read More →
Ekmek Etmek

Ekmek Etmek

Yuha ekmek etmenin telaşesi bi gaç gün öncesinden başlar çoğuncası… Ahşam yemağne oturulan yer sufrasında evin gadını; “Ekmağmiz bitiyo, bi iki sulayım ekmek var, ekmeksiz galacığıh” diyerek “ekmek etme” işini gundeme alır. Horantanın üç dört aylıh ekmağni etmek, evin en böyük işidir. Sırf bu iş için havluda, kah  tandır/tandırlıh, kah tandır damı, kah da tandır […]

By 1 Aralık 2014 0 Comments Read More →
Barış

Barış

Belki çok klişe bir ifade olacak ama barış ve kardeşliğe gerçek manada çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. “Ne zaman ihtiyaç duymadık ki?” diye soracak olanlar da haksız değiller tabi ki. Gerek ülkemiz, gerekse bulunduğumuz coğrafya tam manasıyla kaynıyor. Sorumlular, sorumsuz bir şekilde kavga çığırtkanlığı yapıp gerilimi tırmandırarak bundan politik rant elde etmeyi hedefliyor. “Barış olsun” […]

Savaş ve Barış

Savaş ve Barış

Psikanaliz kuramının kurucusu Sigmund Freud’a göre insan içgüdüsel olarak “acıdan kaçan ve hazzı arayan” bir varlıktır. Buradan baktığımızda insanın uysal, zararsız ve barışçıl bir canlı olması beklenebilir. Fakat bu hiçbir zaman böyle olmamıştır. Habil ve Kabil’den beri insanlık tarihi, barıştan ziyade savaşların tarihidir. Geriye dönüp baktığımızda Dünya’yı şekillendiren, değiştiren ve dönüştüren temel olgunun savaşlar olduğunu […]

Kendimizle Barışık Olmaktan Toplumsal Barışa

Kendimizle Barışık Olmaktan Toplumsal Barışa

Barış, her ne kadar siyasal bir kavram gibi gözükse de aslında bireysel yüzleşmeye dayanır. Barış/mak; kabullenmek, eksikliğiyle birlikte idealleri mantıki temellere dönüştürerek yüzleşmektir. Bireysel olarak düşündüğümüzde, kullanılan ifade “kendisiyle barışık olmak” tır. Örneğin çok kilolu bir insanı ele alalım; kilosuyla bir süre mücadele etmiştir. Gerçeği ilk zamanlar kabullenmekte zorlanmıştır. Bu farklılığıyla ruhsal dengesinde de bazı […]

Barış ve Kardeşlik

Barış ve Kardeşlik

21. yüzyılda “barış ve kardeşliği” tartışmak ilginç olduğu kadar düşündürücüdür. İnsanlığın yirmi birinci yüzyılda pozitif bilimlerde ve teknolojide yaptığı gelişmelere rağmen “barış ve kardeşliğin” tartışılması gerçekten trajik bir durumdur. Barış kelime anlamı olarak düşmanlığın olmaması, uyum, birlik, sükûnet, sessizlik ve huzur içinde yaşamak olarak tanımlanabilir. Barış kilit bir kavramdır. Yani, kişinin başta kendisinde, daha sonra […]

Yurtta Sulh, Cihanda Sulh

Yurtta Sulh, Cihanda Sulh

Sürekli olarak “Barış”tan söz ediyor ve barışa özlem duyuyorsak eğer; demek ki, “Savaş”, “Kavga” ve “Küskünlük” var dünyamızda. Savaş, kavga ve küskünlük varsa eğer; demek ki, “Haksızlık”, “Adaletsizlik”, “Zulüm”, “Hırs”, “Zorbalık”, “Saygısızlık” ve “Cehalet” var yaşamımızda. Bu kötülükler varsa eğer yaşamımızda; demek ki, maddi ve manevi olgunluğa ulaşamamışız. Manevi olgunluğa ulaşamamışsak eğer; demek ki, yüce […]

Barış Bir İhtiyaçtır

Barış Bir İhtiyaçtır

İnsan, toplumsal bir varlıktır. Bu sebeple, toplum içerisinde farklı kültür ve inançlarla birlikte yaşar. Her inancın ve kültürün beklentileri birbirinden farklıdır. Bütün bu farklılıklara rağmen, toplum barış içerisinde yaşayabilir mi? Toplum içerisinde yaşamak hangi şartlarda mümkündür? Farklı inanç, mezhep, kültür, ırk vb. unsurlar bir ayrılık sebebi olmamalı. İnsanlar birbirlerinin yaşam biçimine, inancına veya mezhebine saygı […]

Ödevimiz Barış

Ödevimiz Barış

Her şeyin yohluğu yohluh. Bizim arhadaşlar da yazacah mevzuya bunalmışlar bu ay. Onnar da hahlı, ha diyinci yazacah bi mevzu bulmah golay dağal. Onnar da daralıyo her ay bişey bulacığıh deyin. Cannarı sağossun bize de heç bişey ışılatmadılar. Bu gadar zorda oldularını bilsek belki bi faydamız olurdu. Öyle münasip gormüşler bu ay: “Yazma ödeviniz; Barış” […]

İstanbul

İstanbul

Sorgun Düşünce Kulübü’nü kuran bizlerin iki temel ortak paydası var: Birincisi Sorgunlu olmak, ikincisi ise İstanbul’da yaşıyor olmak. Aramızdaki arkadaşların çoğunluğu, ömürlerinin büyük kısmını İstanbul’da geçirmiş, üniversite okumak amacıyla bu şehre gelip burada hayatına devam etmekte olan kişilerden oluşuyor. Buraya yerleştik, burada aile kurduk ve burada çocuklarımızı yetiştiriyoruz. İçimizde çocukları üniversite çağına gelmiş arkadaşlarımız bile […]

Bu Şehr-i Stanbul ki…

Bu Şehr-i Stanbul ki…

İstanbul eşsiz bir coğrafya üzerinde kurulmuş, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Dünya’nın en önemli kentlerinden biri… Bir Dünya başkenti… 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedildiğinde, dönemin Avrupası’nın siyasi ve stratejik açıdan Roma ile birlikte en önemli iki merkezinden biri olan İstanbul, surları, Ayasofyası, Galata Kulesi, sarayları ve daha birçok gösterişli yapısıyla son […]

Sevdam; İstanbul

Sevdam; İstanbul

Yıl 1984. İstanbul’la ilk tanışmamız bu yılın yaz aylarına rastlar. Geldiğim kursta sadece haftada bir gün ve 5 saatlik bir molada buluştum bu şehirle. Şaşkınlığı yaşayarak geçirdiğim birkaç saatlik buluşmalardı sevdam. Bu sevda zamanla kara sevdaya dönüştü. Yıllarca vuslatı bekledim. Her duamda kalan ömrümü burada geçirmeyi diledim. İstanbul’da yaşamak değil bütün hayalim. Sadece İstanbul’u yaşamaktı […]