Adnan Korkmaz

Dölek Durun Galen

Dölek Durun Galen

Derdinize noldu yavrum? Ne yelikiyonuz?  Ahşama gadar oynadığınız yetmedi mi? Doymadınız mı oyuna? Dek durmuyonuz, dölek durmuyonuz. Guç yetmiyo, guvat yetmiyo size.  Bi yerde beş yerde zaptolmuyonuz! Ne eyi lafdan annıyonuz ne kotü lafdan annıyonuz. İlla galbinizi mi gırah? Niye ana babanın yürağini tüketiyonuz?  Onnar da insan evladı. Onnarın da canı var. Onnar da etten […]

By 31 Ekim 2016 0 Comments Read More →
Perşembe Bazarı

Perşembe Bazarı

Yüz pare koyün tek bazarıydı .Uzağından yahınına tüm koylerden gelillerdi. Koylü, alımını satımını o gün hallederdi. Alıp sattıhları neydiki zaten? Atın eşşağan terkisindeki habede gotürdükleri tereyağ, süzme yoğurt, çokelik, pendir cinsinden ağartıydı satttıhları… Aynı habeye goyup alıp getirdikleriyse çay, şeker, gayfe gibi koyde bulunmayan bi gaç öteberiydi o gadar. Bunnarı da çoğuncası bi misafir gelirse […]

Kitabın Öyküsü

Kitabın Öyküsü

Geçmiş zaman bi avuç Sorgunnuynan ayda bir yaptığımız gayfaltıdayıh. Havadan sudan laflarken, laf lafı açtı, mevzu Salih Paşa Camisi’ne geldi. Tencere tava herkes bi hava! Kimi çeşmesi şöyleydi, kimi bahçesi böyleydi, kimi goca bi varilden sobası varıdı gibisinden laflar etti. Biz de ecik tarihe merahlıyıh ağzımızı dutamadıh; “Kitabesine gore ikibinonüç (2013) senesi Salih Paşa Camisi’nin […]

By 1 Eylül 2016 0 Comments Read More →
Anayasada Demokrasi

Anayasada Demokrasi

1982 Tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda (1982 Tarih, Kanun No: 2709, Kabul Tarihi: 7 Kasım 1982, Resmi Gazete ile Neşir ve İlanı: 9 Kasım 1982 – Sayı: 17863 Mükerrer, 5. t. Düstur, C.22-s3)  “Demokrasi” kelimesinin yer aldığı bölümler şunlardır:   “ BAŞLANGIÇ “ (Değişik: 4121 – 23.07.1995) Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin […]

By 6 Ağustos 2016 0 Comments Read More →
Sübürgeler

Sübürgeler

Çeşit çeşit sübürge varıdı; ot sübürgesi, çıtlıh sübürgesi, çalı sübürgesi. Dağına gore gış diyenin hesabı, guburüne gore sübürge! Ot sübürgesi ev sübürgesiydi. Buğday sarısı renkli ot sübürgesi, süpürge otundan yapılan bi sübürgeydi. Ekseri zabah gayfaltıdan soğna “şu evi bi sübürün” talimatıyla, eli sübürge dutan gızlardan biri eline sübürgeyi alırdı. Önce pencereleri açardı. Daha sonra oda […]

By 1 Temmuz 2016 0 Comments Read More →
Neler Çıhmış!

Neler Çıhmış!

Bizim oralarda, ayda yılda bi çıhtıhları alışverişten dönen gadınlar, çarşı bazarı annatmaya “Neler çıhmış?” cümlesi ile başlarlardı. Dünya da iki üç asırdır bi gasabanın bi çarşısı gibi olmuş. Birileri çarşıya boyna bi şey getiriyo tüm dünya eli mahkum alıyo. Satıcılar en son İnterneti sürdüler çarşıya… Temsilde hata olmasın: İnternet aşureye benziyo. Şöylekine; içinde yoh yoh! […]

By 1 Haziran 2016 0 Comments Read More →
Aynı Hamam Aynı Tas

Aynı Hamam Aynı Tas

Mevzu yüksek perdeden: Dünyanın dirliği düzeni. İnne deliğinden Hindistan’ı seyredeciğik. Manzarayı umumi şu: Aynı hamam aynı tas. Batı cephesinde değişen bi şey yoh! Ağalar dünyayı parsellemiş. Paşa gonülleri nereyi istiyosa atlarını orıya sürüyolar. Alıyolar satıyolar. Yahıyolar, yıhıyolar. Dünyanın başına bela olmuş, ali gıran baş kesen kesilmişler. Zorbalıhlarının haddi hesabı yoh. Tekmil işleri, yalan dolan, hile […]

By 1 Mayıs 2016 0 Comments Read More →
Yüzbin Kere Maşallah

Yüzbin Kere Maşallah

Yüzleri yoh gaybetleri var golay iş dağal yaptıhları. “Garada gemi yüzdürmek” onların yapdığı iş. Dile golay bir ay değal, beş ay değal, yüz ay! Hemi de nası yüz ay? Hiç ahsatmadan, hiç ara vermeden, arha arhıya yüz ay! Garman çorman olmuş hayat şartları yüzünden ahraba ahrabayınan gorüşemez duruma düşmüş. Geçim gaylesinden herkesin yüzünden düşen bin […]

By 1 Nisan 2016 0 Comments Read More →
Öyle Görmüşlerdi

Öyle Görmüşlerdi

Öyle görmüşlerdi. Nasıl sevilmişlerse öyle seviyorlardı; gösterişsiz ve içten. “Yedirmek, içirmekti” sevgileri, ellerinde avuçlarında olmasa da… “En iyisini giydirmekti” sevgileri,  elbiseleri yamalıklı olsa da… “Okutmaktı” sevgileri, kendileri okuyamamış olsalar da… “Evermek, baş göz etmekti” sevgileri, can yongası mal satıp perim perişan olsalar da… “Asker etmekti” sevgileri, hasretle bekleseler de… “Maaşlı meslek sahibi etmekti” sevgileri, cepleri […]

Yozgat 1991 İl Yıllığı

Yozgat 1991 İl Yıllığı

“Yozgat 1991 İl Yıllığı” adlı eser, Yozgat Valiliği yayını olup, Yozgat İl Yıllığı Hazırlama Komitesi tarafından hazırlanmıştır. Eserin sunuş yazısında: “ Yozgat 1991 İl Yıllığı, ilimizin tarihini, coğrafyasını, nüfusunu, idaresini, turizm durumunu tanıtacak, sosyal ve ekonomik, ulaştırma, haberleşme, mahalli idareler konularında bilgiler verecektir” denilmiştir. Eserde Yozgat ili ve ilçeleri ile ilgili bilgiler; Coğrafya, Tarih, Nüfus Bölümü, […]

By 1 Şubat 2016 0 Comments Read More →
GEÇER Mİ?

GEÇER Mİ?

Durağa yanaşan her otobüsün şoförüne gideceği yeri söylüyor, “ geçer mi ?” diye soruyordu. İki eli doluydu. Semt pazarlarının naylon poşetleri vardı ellerinde. Yarı boş yarı dolu en koyusundan siyah, mavi, gri poşetler… Bazen ilk basamağa adım atıp soruyor. Bazen de şoförün yanına kadar çıkıyordu poşetleriyle. Şoförlerden kimisi “geçmez” diyor, kimi hayır anlamında başını kaldırıyordu. […]

Mehmet Şakir Suntay (Gedikhasanlı Şakir Efendi)

Mehmet Şakir Suntay (Gedikhasanlı Şakir Efendi)

Yiğit namıynan anılır derler. İrahmetlik de Gedikhasanlı Şakir Efendi deyin anılırdı. Saygıynan bahsedilirdi adından. “Çoh büyük evliyaydı”, “Çoh derin alimidi”, “Şıhların Ahmet Efendi’nin hocasıydı” derlerdi. Gedikhasanlı Şakir Efendi, Gayseri’den goçüp Gedikhasanlı koyüne yerleşmiş bir aileye mensuptur. Babasının adı; Ali Efendi, anasının adı; Fadime Hanım’dır. İrahmetlik 1853 yılında doğmuştur. Koyünde, Gayseri’de, Çorum’da dini ilimler tahsil ettikden […]

By 1 Kasım 2015 0 Comments Read More →
Enüsdü Mektebi/Arif BAŞ

Enüsdü Mektebi/Arif BAŞ

“Kayseri’de enüsdü mektebi açılmış. Beşinci sınıfı bitirenlerden isteyen gidecekmiş. Her şeyi hükümet verecekmiş. Oradan çıkanlar muallim olacakmış. Duyduk duymadık demeyin….” Bu cümleler Arif Baş’ın “Köy Enstitülü Yıllarımla Anılarım” adlı kitabının başlarında yer alan cümleler. “Enüsdü Mektebi” diye bahsedilen okul; Arif Baş’ın mezun olduğu “Kayseri Pazarören Köy Enstitüsü”dür. Bu okuldan birçok Sorgunlu mezun olmuş ve anılarını […]

Yazmış Roman Olmuş…

Yazmış Roman Olmuş…

İnsanlar, yaşadıkları olayları sözlü olarak anlatmayı severler ve anlatırken, anlatımlarının bir yerinde “yazsam roman olur” diye bir ifade kullanırlar. Bu ifadeyle çoğunlukla, yaşadıklarının romanlara konu olabilecek ilginçlikte olduğunu vurgulamak isterler. Ancak anlatmak kolay, yazmak zordur. Bu nedenle yaşananlar roman olamadan unutulur gider. Prof. Dr. Rauf Yücel (İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalı /Emekli Öğretim […]

By 1 Eylül 2015 0 Comments Read More →
Selfi Deynağ

Selfi Deynağ

Eskiden koylük yerde malın davarın ardından gidenin elinde olurdu deynek… O da, sürüden mal sağa sola gaçarsa malı sürüye geri çevirmek içinidi. Şeher yerinde elinde deynağnen dolaşana raslanmazdı. ‘Yaşaki neler goracağan’ derler. Şimdilerde mal davar azaldığından heral, koylük yerinde elinde deynek dolaşan galmadı nerdeyse… Gorülmedik iş, bu sefer de şeher yerinde eli deynekliler türedi. Bu deynağnen […]

By 30 Ağustos 2015 0 Comments Read More →
Sorgun’da Eğitimi Konuşmak…

Sorgun’da Eğitimi Konuşmak…

Sorgun Düşünce Kulübü beş yıldır Sorgun’da Sorgun’u konuşuyor. Bu yıl konu: “Sorgun’da Eğitim’di. Güzel bir kahvaltı ile başlayan toplantıya hepsi birbirinden değerli misafirler teşrif ettiler. Öğle vaktine kadar süren toplantıda Sorgun Düşünce Kulübü adına konuşmalar yapıldı. Sonrasında kıymetli misafirler konuşmalar yaptılar. Toplantı çok verimli geçti. Sorgun Düşünce Kulübü 2015 yılında Sorgun Eğitim Kurumları Tarihi’ni gündemine […]

By 1 Ağustos 2015 0 Comments Read More →