By 1 Aralık 2016 0 Comments

Coğrafi Açıdan Sorgun

Prof. Dr. İhsan BULUT hocamız ile bundan üç yıl önce Sorgun Düşünce Kulübünün düzenlediği Sorgun kahvaltısında tanışma fırsatı yakaladım. Hocamızın uzun yıllar memleketten uzakta görev yapmasına rağmen memlekete has doğallığından hiçbir şey kaybetmemesi ilk toplantıda dikkatimi çekmişti. Kendine has duruşu, vatanına ve memleketine sadakati, makamdan öte önce insan deyişi kendilerini tanıdığım ilk günden beri hafızamda silinmeyecek bir yer  etmesine neden oldu.

Sorgunlu akademisyenler toplantısının kulübümüz için önemli olduğu kadar kendileri içinde önemli olduğunu içtenlikle vurgulaması, kulübümüzü sahiplenişi, bizler için de hala güncelliğini koruyan bir motivasyon olarak durmaktadır.

Gerçekten de kulüp organizasyonlarımızın önemli amaçlarından birisi farkındalık oluşturmaktır. Bu kulübümüz açısından daha çok memleketimize ait değerlerin farkındalığıdır. Ancak başta Rauf Yücel Hocamız, İhsan Bulut Hocamız, Hamdi Temel Hocamız, Haluk Selvi Hocamız, Bayram Durbilmez Hocamız ve ismini sayamadığım birçok kişi bizim amaçladığımızı (Sorgun Düşünce Kulübü’nün farkındalık oluşturma amacını) adeta bizlere yaşattılar ve kulübümüze hayat veren ruha renk kattılar. Bu aşamada eseri değerlendirmeden önce öncelikle çok değerli hocamıza yürekten teşekkürü bir borç bilirim.

Şehir Coğrafyası Açısından Sorgun

“Şehir Coğrafyası açısından Sorgun” isimli eser, Atatürk Üniversitesi Yayınları tarafından 1998 yılında Erzurum’da yayınlanmıştır.

Kaynakça dâhil 129 sayfadan oluşan eser 3 ana bölüm ile sonuç ve öneri kısmından oluşmakta olup bölüm içerikleri aşağıdaki şekildedir.

1. Bölüm: Coğrafi Çevre Özellikleri

– Doğal çevre özellikleri

– Beşeri çevre özellikleri

– Nüfus, nüfus artışı, nüfusun yaş ve cinsiyet yapısı, yerleşme, yerleşmenin yatay ve dikey gelişimi

2. Bölüm: Şehir Fonksiyonları ve Sorgun

– Fonksiyon kavramı,

– Sorgun’un şehirsel fonksiyonu,

– Tarımsal fonksiyon,

– Hizmetler fonksiyonu (yönetim, genel hizmet, eğitim, sağlık ve ulaşım fonksiyonu)

– Ticaret fonksiyonu

– Sanayi fonksiyonu

3. Bölüm: Sorgun’da Şehirsel Fonksiyonların Dağılışı ve Kentçi Arazi Kullanılışı

– Ticaret Merkezi Alanları

– Konut Yerleşim Alanları

– Yeşil Alanlar

– Ulaşım alanları ve diğerleri le sonuç ve öneriler kısmından oluşmaktadır.

4. Bölüm: Coğrafi Çevre Özelliklerine İlişkin Değerlendirme

 

Birinci bölümde Sorgun’un doğal çevresine ilişkin coğrafi açıdan tüm detaylar (ilçenin yüzölçümü, şehir yerleşmesi, komşu ilçeler, topografik özellikleri, iklimi,  akarsu ve dereleri, toprak ve bitki örtüsü) verilmiştir.

Söz konusu detaylar çalışmanın yapıldığı yıl açısından Sorgun’un bir fotoğrafı olarak literatürde yerini almıştır. Coğrafi açıdan sunulan detayların sayısal veriler ile desteklenmesi, anlatımda grafik ve fotoğraflara yer verilmesi nedeni ile günümüzde yapılacak benzer bir çalışmada yaşanan değişimler ciddi anlamda görülebilecektir.

Beşeri çevre özelliklerine ilişkin 1997 yılına sayımına göre nüfusun 50.270 olduğu belirtilmektedir. Eserin yayınından günümüze geçen sürede nüfusumuzun hala 50-60 binler ile telaffuz ediliyor olması o zaman da yapılan sayımların (özellikle kapı kapı beyana dayalı yapılması, teknolojik imkansızlıklar vb. nedenlerle) çok da sağlıklı olmadığı şeklinde yorumlanabilirse de; bir başka açıdan değerlendirildiğinde göç kavramının özellikle o yıllardan sonra hız kazandığını doğrulamaktadır. Dolayısı ile ikinci ihtimal daha kuvvetli olarak zihnimde canlanmaktadır. Zira nüfus sayımları, göç edenler, milletvekili sayısında meydana gelen azalışlar göçü doğrular niteliktedir.

Sorgun’un ilçe olmasına rağmen 43 yıl sonra nüfus bakımından şehir olma özelliğini kazanması dikkat çeken bir bilgi niteliğindedir.

1998 yılında Sorgun’un;

– Erkek ve kadın nüfusun rakamlarının birbirine yakın olduğu,

– Sorgun’un kent ve kır nüfusu için önemli bir eğitim merkezi olduğu, okuma yazma bilmeyenlerin kadınların oranın (% 66) erkeklerin oranının (%33) iki katı olduğu,

– Yerleşimin Çarşı Caddesinde kümelendiği,

– 1970 yılına kadar mevcut olan yatay yerleşmenin yerini 1970 sonrası dikey (aynı avlu içinde çok katlı bina) yerleşmenin aldığı,

– Gelişime bağlı olarak yeni mahallelerin oluştuğu,

– Maden ocakları ve kaplıcaların şehir merkezi dışında iken çalışmanın yapıldığı yıl itibariyle şehrin içinde kaldığı,

– Toplu konutlar ve çok katlı binalarında yeni yeni üretilmeye başlandığı akademik bir dil ile özetlenmiştir. Ayrıca Sn. İhsan Bulut’un o yıllardan günümüze şehirleşme açısından sunduğu çözüm önerileri takdire şayandır. Ancak birçoğunun dikkate alınmadığı da acı bir gerçektir.

 

İkinci bölümde Sorgun’un tarımsal fonksiyonu, hizmetler fonksiyonu (yönetim, genel hizmet, eğitim, sağlık ve ulaşım fonksiyonu) ve sanayi fonksiyonu açısından değerlendirmesi yapılmıştır.

1990 yıllarda tarım fonksiyonunun diğer fonksiyonlara göre önem kaybettiği sulanabilen tarım alanlarının daha çok sebze, meyve ve kavak ağaçlarına ayrıldığı, şeker fabrikasının faaliyete geçmesi ile pancar üretimine yönelindiği, bağcılık faaliyetinin gerileme gösterdiği (günümüzde modern bağ evleri olarak ilerleme göstermektedir),

Hayvancılık da ise beslenenden daha fazla kesimin yapıldığı, köylerin kesimlik hayvan için temin yeri olduğu (günümüzde köyler bu ihtiyacı ya çok az karşılamak da ya da hiç karşılayamamaktadır),

Yurt dışından gelen gurbetçilerin etkisi ile Temmuz-Ekim aralığında hayvan kesiminin arttığı,

Tavuk yetiştiriciliğinin o dönemde hızlı bir gelişme gösterdiği (ki ne yazık ki bir süre sonra önemli bir kısmı faaliyetine son vermiştir. Bunun önemli bir nedeni ise birbirinden bağımsız sermaye sahiplerinin bir anda aynı işe yönelmeleridir. O dönemde sektör taklitçiliğinden öte farklı sektörlere yönelik yatırımlar olabilirdi),

Yönetim açısından Sorgun’un çevre ile ilişkilerinin en kuvvetli ilçe olduğu, yanı sıra Sorgun’un diğer ilçelere göre en gelişmiş ilçe olduğu,

Hizmetler açısından asıl gelişmelerin 1950 yılı sonrasında sağlandığı,

Eğitim fonksiyonu açısından Sorgunun önemli bir bölgeyi etki altında tuttuğu ve Sorgun’un eğitim kapasitesinin bazı illerin seviyesine ulaştığı,

Genel hizmetlere haiz yapının (avukatlık, bankacılılık, muhasebecilik vb.) Sorgun’da mevcut olduğu,

Sağlık açısından civar köy ve ilçelerinde sağlık hizmetlerini de karşılayacak düzeyde olduğu

Ulaşım açısından Sorgun’un yolların kesişim merkezinde olduğu ve ulaştırma ve taşımacılık faaliyetlerinde bir merkez olarak ön plana çıktığı ve bunun ilçe ekonomisine de yansıdığı,

Ticari fonksiyon açısından yol boylarında önemli ticari iş faaliyetlerinin bulunduğu, toptancılık faaliyetlerinin zahirecilik ve celepciliğin de ekonomik açıdan önemli ticari faaliyetler olduğu,

Perakendeci iş yerlerinin merkezin yanı sıra mahallelerde de yoğunlaştığı, kenar mahallelerde mahalle bakkalları vasıtası ile ticari faaliyetlerde bulunulduğu,

Sanayinin diğer çoğu illerde olduğu gibi yerel nitelikli olarak gelişmeye başladığı,

Sanayi alanında en büyük yatırımın Sorgun Şeker Fabrikası olduğu, ancak eserin kaleme alındığı dönemde fabrikanın faaliyete henüz geçmediği,

Yine sanayi alanında tuğla fabrikalarının modern sanayi olarak gösterilebileceği,

El araba fabrikası, un fabrikaları, yem fabrikası, tüpgaz dolum tesisi vb. sanayi tesislerinin varlığı belirtilmektedir.

Günümüz açısından bir değerlendirme yapıldığında; toptancılık faaliyetlerinin yerini daha çok perakendeciliğin aldığı, tarımsal faaliyetlerin o günlere nazaran daha da azaldığı, ulaşım açısından hala önemli bir merkez olmasına rağmen bunun tümüyle ekonomik bir hale dönüştürülemediği,

Tavuk çiftliklerinin yerini benzin istasyonları ve galerilerin aldığı,

Sermaye varlığına rağmen taklit sektörler dışına sermayenin başka alanlara özellikle sanayiye dönüştürülemediği,

Hala teknik alanlarda Kayseri ve Yozgat’a sanayiye gidildiği düşünülür ise son onsekiz yıllık süreçte sanayide ciddi bir gelişim gösterilemediği,

Hizmet sektörü açısından özellikle yurt dışına göç etmiş vatandaşların tasarruflarından pay kapmak adına bankacılık faaliyetlerinin arttığı, hemen hemen her bankanın son üç dört yıllık süreçte Sorgun piyasasına dahil olduğu,

İnşaatın talepten bağımsız olarak ciddi oranda artış gösterdiği, bunda ise ülkenin genel konjonktürünün inşaat yapımını teşvik etmesinin etken olduğu söylenebilir.

Eserde fonksiyonların gelişimi açısından yapılan değerlendirmede Sorgun’un şehirleşmesinde yer alan evreler ise:

  1. 1925-1950 arasındaki 25 yıllık dönemde büyük bir tarım köyü
  2. 1950-1970 arasındaki 20 yıllık dönemde tarım kasabası
  3. 1970-1980 arasındaki 10 yıllık dönemde tarım, madencilik ve hizmet şehri
  4. 1980-1990 arasındaki 10 yılda hizmetler, tarım, sanayi ve ticaretin çeşitlendiği şehir yerleşmesi
  5. 1990’dan sonra hızla sanayi, madencilik, ulaşım, ticaret ve hizmetlerin genişlediği, tarımın gerilediği bir şehir yerleşmesi şeklindedir.

Söz konusu evreler gerek yılların belirlenmesinde gerekse evrelerin yıllara göre dağıtılması açısından son derece ustaca yapılmıştır. Sorgun’un gelişiminin ekonomi ve şehirleşme açısından ilişkilendirilmesi tarımın gerilemesine bağlı diğer sektörlerdeki büyümeyi gözler önüne sermekle birlikte aslında yöremizin tarımının yok oluşunu da göstermektedir. Bu durum daha sonraki yıllarda üretimin düşüşünü, köylünün asli tüketim ürünleri için ilçe merkezine muhtaç haline gelmesinin de o yıllardan habercisidir.

Üçüncü bölümde şehir fonksiyonlarının ilçeye dağılışı anlatılmaktadır.

Sorgun, küçük şehirlerin aksine kırsal bölgenin merkezi olma özelliğine şehirsel bazı özelliklerin eklendiği bir yerleşim olarak nitelendirilmektedir. Buna göre Agah Efendi mahallesinin sanayi, Bahçelievler ve Çay mahallelerinin ticaret, Yenidoğan ve Yazlak mahallelerinin ise konut yerleşim yerleşim alanı olduğu ifade edilmektedir. Perşembe pazarı, hayvan pazarı ve tahıl pazarı şehrin ticari faaliyetlerini özetlemektedir. Ayrıca ticaret alanları ile ikamet alanları arasında gelişen birbirine girmişlik yönetim alanları açısından da mevcuttur. Örneğin belediye binası ve ticarethanelerin iç içe olması gibi. Bu durum şehir otogarı ve belediye özelinde yine güncelliğini koruyan bir husus olarak dikkat çekmektedir.

Konut yerleşim alanlarına yönelik o günden bu güne etki eden önemli bir tespit ise, yeni planlamalara gereksinim duyulması ve şehirsel gelişmelerin hızlı seyretmesinin bir sonucu olarak geçmişte yapılan planların güncelliğini yitirmesidir. Özellikle şehrin çekirdeğini oluşturan tek katlı bahçeli evlerin yıkılması yerlerine çok katlı yeni konutların yapılması çok geniş toprak alanlarına sahip Sorgun açısından korunması gereken yapıların kısa sürede yok olmasına neden olmuştur.

Sonuç ve öneriler kısmında ise şehirleşme açısından ciddi önerilerde bulunulmuştur. Yapılan öneriler Sorgun’un geleceğine ve şehirleşmesine yönelik bir projeksiyon niteliğindedir.

Eser Üzerine Genel Değerlendirme:

Öncelikle geneli değerlendirmek ve günceli yorumlamak kolaydır. Özeli hatta memleketi değerlendirmek biraz cesaret biraz da gönül işidir. Teknolojinin çok ciddi düzeyde gelişmediği bir dönemde, sınırlı kaynaklarla Sorgun için böyle bir çalışmaya girişmek zoru başarmak olmalıdır.

Makro bakış açısı ile mikro düzeyde bir bilimsel çalışmayı tüm detayları ile sunabilmek maharet işidir. Nitekim çalışmanın geneli üzerinde bu maharetin ustalıkla kullanıldığı görülmektedir.

1998 yılında yapılan tespitler üzerinden geçen on sekiz yılda Sorgun açısından çok değişimler yaşandığı görülmektedir. Bu değişimler yaşanmadan önce adeta şehirleşme açısından ciddi sinyaller verilmiştir.

Eserde Sorgun coğrafyası coğrafi terimlere boğulmamış, herkesin rahatlıkla anlayabileceği terimler üzerinden çok yönlü bir anlatım ile Sorgun’un ekonomisi, şehirleşmesi, şehir planlamaları vb. unsurlar en ince ayrıntıları ile belirtilmiştir. Bence eseri çok üst düzeyde özgün kılan husus tam da bu. Bu durum hocamızı bir coğrafyacıdan öte kimi zamanlarda bir şehir plancısı, kimi zamanlarda bir ekonomist, kimi zamanlar da ise bir tarihçi gibi misyon yüklenmesine ve coğrafyaya ciddi hava katmasına neden olmaktadır.

Hocamız 2016 yılında “Karayapı” üzerine Sorgun Düşünce Kulübü toplantısında yaptığı sunumda da benzer bir yol izlemiştir.

Hocamızın bir karayapı eve tarihi, geçmişi, hatırayı, anayı, babayı, çocuk psikolojisini, mahremiyeti, örfü, adeti, sosyalliği, kaynaşmayı, aile içi iletişimi vb. bir çok hususu sığdırması beni ciddi anlamda etkilemişti. Gerçekten de öyle idi. Karşımda sunum yapan hocamız coğrafyayı psikoloji ile sosyoloji ile kişi ile kültür ile ne de güzel ilişkilendiriyordu. Gerçekten büyük bir hayranlıkla izlemiş ve hocamızdan ders alan öğrencilerin ne kadar şanslı olduğunu düşünmüştüm. Belki mesleğine, belki memleketine sevginin bir sonucu idi bu. Ama bilim de zaten sevginin ve sevmenin bir sonucu değil mi?

Yazacak çok şey var elbette. Böyle bir eseri Sorgun özelinde hazırladığı için hocamıza yürekten teşekkür ederken, geç de olsa bu çalışmayı okuma fırsatı bulduğum için kendimi de şanslı hissediyorum.

Yeni neslin, hocamızın ve hocalarımızın bıraktığı miras üzerine bir şeyler koyabilmesi ümidi ile…

 

Fatih ŞAHBAZ

SORGUN DÜŞÜNCE KULÜBÜ

 

About the Author:

Post a Comment

*