By 1 Ekim 2015 0 Comments

Her Yönüyle Bahadın/Arif BAŞ

“Her Yönüyle Bahadın” rahmetli Arif Baş’ın eserlerinden biri. Tüm eserlerini kendi adına oluşturulan “arifbas.com” sitesinden okumak mümkün. Siteye girdiğinizde sağ üst köşede bir Atatürk resmi ve Atatürk’ün şu sözü yer alıyor: “Bir milleti hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum olarak yaşatan da, köleliğe, yoksulluğa düşüren de eğitimdir.”

Bu söz bile tek başına Arif Baş hakkında bir fikir sahibi olmamız için yeterli. Hayatını eğitime, kültüre, sanata adamış kıymetli bir insan. Köy Enstitüsü mezunu (1944). Eğitim alanında 29 yıllık hizmetin ardından emekli olmuş.

Emekliliğinde Bahadın’a yerleşmiş. Emekliliğinde de üretmeye devam etmiş. Bir yandan eserler yazarken; bir yandan da Bahadın’da evinin bahçesinde etnoğrafik bir müze oluşturmuş. Orta Anadolu’da kullanılan ve bugün artık kullanım dışı kalmaya yüz tutmuş yüzlerce eseri bir araya toplamış.

Kısaca, okuyan, üreten, çalışkan, eğitime önem veren, şahsi menfaatleri yerine toplum için birşeyler yapmaya çaba gösteren, özüne, değerlerine, kültürüne bağlı ve onları yaşatmaya çalışan örnek bir insan. 2012 yılında aramızdan ayrıldı. Allah rahmet eylesin.

Her Yönüyle Bahadın isimli araştırma kitabı eserlerinden bir tanesi. İki baskı yapmış. Toplam 348 sayfadan oluşuyor. Kitap içeriğinde yer alan başlıklar şu şekilde sıralanıyor:

• “Bahadın Ulaşım Planı” (Kroki ile tarif edilmiş. Sorgun’dan Sivas istikametine giderken, Sarıkaya sapağını geçtikten yaklaşık 10 km sonra sağa dönüş ve dönüşü takiben 6 km sonra Bahadın’a ulaşılıyor. Bahadın, Sorgun’a 21 km, Yozgat’a 56 km, Ankara’ya 280 km, Kayseri’ye 140 km, Sivas’a 180 km uzaklıktadır). Bahadın’da rakım 1.100 metredir. 2014 sayımına göre nüfusu 2.300 civarında olup, kışları nüfus düşerken, yaz aylarında artmaktadır. Bu bölümde yabancı bir düşünür olan Byran’ın bir sözü yer alıyor. Yine eğitimle alakalı: “Ekmekten sonra eğitim bir ulusun en büyük ihtiyacıdır.”

• Sonraki bölümde, sh. 16, 1846 yılında 13985 no’lu arşiv defterine göre sayımı yapılan hayvan ve arazi sahiplerinin listesi verilmiş.

• “Geçmişe Bakış” isimli bölüm, (Sh. 17); “Tarihi Söylenceler”, “Gülveli Söylencesi”, “Aşık İbrahim Söylencesi”, “Eski Yapılar” ve “Arşiv Belgesi” başlıklarından oluşuyor.

• “Bahadın Coğrafyası” isimli bölüm (Sh. 23); “Toprak Yapısı”, “Gelir Kaynakları”, “Arazi Yüzölçümü ile Sınırlar”, “Çomak Dağı”, “Akarsular”, “Çeşmeler”, “Bitki Örtüsü” ve “Nüfus” başlıklarından oluşuyor. Bu sayfada yine güzel, anlamlı bir söz yer alıyor. Ahmet Mithat’a ait: “Cahil kendisinin düşmanıdır. Nasıl başkasının dostu olabilir?”

• “Eğitim Öğretim” isimli bölüm (Sh. 35); “Öğrenim Oranı (Kasabanın öğrenim oranının % 97-98 olduğu ifade edilmiş!)”, “İkinci bir ilkokul binası yapılışının öyküsü” ve “Bahadınlı birkaç eğitmen” başlıklarından oluşuyor.

• “Belediye” isimli bölümde (Sh. 40); “Belediye çalışanları”, “Belediye Başkanları”, “Yapılan hizmetler”, “Muhtarlar”, “İmar planları ve kamu parselleri” ve “Makine parkı” başlıkları altında belediyeye ilişkin bilgiler sunuluyor. Kendisi de bir dönem Bahadın’da belediye başkanlığı yapmıştır. Bu bölüm sonunda yer alan söz şu şekilde: “Akıl insana sermayedir.”

• Sonraki bölüm “Demokratik Örgütler” başlığını taşıyor ve Bahadın’la ilgili sivil toplum örgütleri ve bu örgütlerin yöneticilerinin isimleri yer alıyor.

• Sonraki bölüm “Sağlık Ocağı-Ölümü kucaklayan YÜZBEŞLER” hakkında. Bu bölümde yer alan bilgilere göre Bahadın’a sağlık ocağı 1988 yılında belediyenin kendi imkanları ile yapılmış 1996 yılında ise sağlık ocağının yanına soğuk havalı geniş bir Morg yapılmış. Ölümü kucaklayan Yüzbeşler dramatik bir olayla ilgili. 1937 yılında, yazarın da öğrenci olduğu yıllar, Bahadın büyük bir felaketle karşı karşıya kalır. Sanırım salgın bir hastalık sebebiyle, 1 metreyi aşan kar ve zemheri soğuğun olduğu bir dönemde her gün 2-3 çocuk hayatını kaybeder.

• Takip eden bölüm (Sh. 57); “Yazarlar ve Şairler” hakkında. Bu bölüm, “Eski halk şairleri” ve “Yeni yazarlar ve şairlerin eserleri” başlıklarından oluşuyor. Burada yer alan halk şairleri ve yazarlar şu şekilde: Aşık İbrahim (18.yy), Cumuk, Elvan Özcan (1919 doğumlu), Zekeriya Akpınar (1928 doğumlu), Mustafa Tuğrul (1928 doğumlu), Hacı Özkan (1935 doğumlu), Elife Kömüşdoğan (1934 doğumlu-aslen Kayserili, yirmili yaşlarda Bahadın’a gelmiş), Durak Olgun (1943 doğumlu), Yusuf Ziya Bahadınlı (1927 doğumlu), Arif Baş (1927 doğumlu), Haydar Eroğlu (1958 doğumlu), İbrahim Eroğlu (1963 doğumlu).

• Sonraki bölüm “Gelenekler, sosyal yaşam ve askerlik” hakkında (Sh. 103). Bu bölüm, “Değişen bazı gelenekler, görenekler”, “Düğün geleneği”, “Milli bayramlar”, “Dini bayramlar”, “Askerden dönemeyenler” ve “Savaş kahramanları” başlıklarından oluşuyor.

• Takip eden bölümde geçmiş yıllarda ilgi çeken olaylar anlatılmış (Sh. 119).

• Sonraki bölüm “İlkler-Bir işe ilk girenler, ilk çıkanlar” başlığını taşıyor (Sh. 141)

• Sonraki bölüm olan “Bahadın’lıların Dili” bölümü (Sh. 147); “Halkın yarattığı Bahadın’a özgü deyimler”, “Çok kullanılan argo sözcüklerle, tümceler”, “Yerel ve çevresel sözlerle sözcükler” başlıklarından oluşuyor. Bu bölüm oldukça kapsamlı, adeta sözlük gibi bir çalışma.

• 183. Sayfadan başlayan bölümde “Bahadın’da yer alan boylar/aileler” hakkında bilgi verilmiş ve aileler isim isim sayılmış.

• 281. Sayfadan başlayan bölümde “Bahadın’da çok kullanılan atasözleri ve deyimler” sıralanmış.

• 337. Sayfadan başlayan son bölümde ise “Bahadın’a ilişkin fotoğraf ve belgelere” yer verilmiş.

Eser içeriğinde yer alan rakamsal bilgiler hem arşiv kayıtlarından hem de güncel verilerden oluşmaktadır. Toprak yapısına, gelir kaynaklarına, arazi yüzölçümü ile sınırlara, akarsulara, çeşmelere, bitki örtüsüne nüfusa, öğrenim oranına, belediye çalışanlarına, belediye başkanlarına, muhtarlara, imar planlarına, kamu parsellerine ve makine parklarına ilişkin sayısal veriler yıllar sonra yapılacak araştırmalara ve kıyaslamalara kaynak teşkil edecek nitelikte kıymetlidir.

Ayrıca, birçok il için bu denli ve çok yönlü bir araştırma ve kültür yansımalarına dayalı verilerin olmadığı günümüzde Bahadın Kasabası için hazırlanan bu çalışma çok daha anlamlı ve önemli hale gelmektedir.

‘Söz uçar yazı kalır’ düsturundan hareketle, yöresel şiirlerin, yöresel şairlerin, yöresel geleneklerin ve yöresel sözlerin yazılı bir kaynakta toplanması bu mirasın gelecek nesillere aktarılmasında büyük bir vefa örneğidir.

Çalışma gerçekten çok kapsamlı ve her yönüyle Bahadın’ı tanıtan bir eser. Ancak bu şekilde geçmişimizi unutmaz, kültürümüzü, gelenek ve göreneklerimizi yaşatabiliriz. Bu yönüyle Arif Baş önemli, kıymetli bir esere imza atmış, doğup büyüdüğü topraklara borcunu ödemiştir.

Ciddi bir emeğin ürünü olan eserin sahibi eğitimci-yazar Arif BAŞ’ı bu vesile ile rahmetle anıyorum.

Hatip SORGUN
SORGUN DÜŞÜNCE KULÜBÜ

About the Author:

Post a Comment

*