By 28 Mayıs 2014 0 Comments

Mevsimlerin Şahı: Bahar

Baharı güzel kılan şey belki de kıştan sonra gelmesidir. Kışın soğuğu, kasveti ve insanı güneşe hasret bırakışı baharı diğer mevsimlere göre daha değerli kılar. Kuzey yarım kürenin canıdır bahar. Öyle ya, bitkilerin bedenine kandır, capcanlı, rengârenk çiçeklere candır, diriliştir, ipeksi bir yaşamın en güzel karesidir.

Her mevsimin kendine özgü birçok güzelliği olmakla birlikte, bahar ayrı bir güzeldir. İnsanlara huzur ve mutluluk dağıtan bu mevsimin içine çoğu anı sıkıştırılır. Çünkü baharı yaşamak hayatı yaşamaktır. Yaşayan insan için hayat bahar da bir başka güzeldir.

Herkesin baharı sevmek için bir sürü bahanesi vardır. Küçüklüğümde okulların kapanacağının habercisiydi bahar. Derede çubuktan gemi yüzdürmenin mevsimiydi. Canşalı’nın tepelerinde çiğdem toplamanın heyecanıydı.  Mahalle arasında top koşturmanın en masum günleriydi.

Delikanlılıkta daha deli olmanın tek gerçek nedeniydi bahar. Elbise de ütünün, gömlekte beyaz rengin, pantolonda lacivertin arandığı mevsimdi. Kışın sonuna kadar iliklenen gömlek düğmelerinden üstten ikisinin delikanlıca açılışıydı. Ağızda ıslığın adıydı, on yedi yaşın tadıydı bahar. Hani ilk âşık olmaya heveslendiğin, belki de ilk defa birini sevdiğin deli çağındı. Kışın sevemediğin sevgilinin yeniden gözünde canlanışıydı. Belki senenin ilk aynaya bakışıydı. Başında kavak yelleri, ayakkabının topuğuna basıp okulu asışın en tatlı bahanesiydi bahar.

Anamın ot (madımak) ve yemlik deşirmesinin en güzel gerekçesiydi… Toprağın yağmura özlemini annem de madımak ve yemliğe duyardı baharda. Osmaniye köyünün meralarında ot toplarken, keçik yaptığı yemenisinin altından güneşe hasret bedeni can bulurdu baharda. Aslında ne madımak umurundaydı ne de yemlik.

Baharın etkisiyle dilinde eskilerden bir şarkı söyleyebilmenin, gürül gürül akan pınardan kana kana su içmenin bahanesiydi bütün bu uğraş.

“Bir ilkbahar sabahı güneşle uyandın mı hiç

Çılgın gibi koşarak kırlara uzandın mı hiç

Bir his dolup içine uçuyorum sandın mı hiç

Geçen günlere yazık etmişsin gönül sen

Öyle ise hiç sevmemiş sevilmemişsin gönül sen”

Şimdi anamda yok. Eski baharların tadı da. Ne çiğdem toplayabiliyoruz, ne de doyasıya türkü söyleyebiliyoruz. Küresel ısınmada var. Gittikçe yaza dönüyor bahar. Bahara özgü meyveler de her mevsim yetişiyor. Madımak da unutuldu zaten. Eski gençlikte kalmadı!

Artık özlenen bir mevsim bahar… Yaşlandıkça daha da özlenen, büyük şehirlerde betonların arasında güneşten gözlenen bahar. Otobüste yer bulunmaya çalışılan, alerjinin ve yorgunluğun adı bahar. Doktorlar tarafından sürekli dikkat çekilen mevsim bahar. Her şeyin canlandığı mevsimde bize sürekli yorgunluk telkin edilen mevsim bahar…

Baharı bahar gibi yaşayacağımız nice baharlara…

 

Fatih ŞAHBAZ

SORGUN DÜŞÜNCE KULÜBÜ

About the Author:

Post a Comment

*