By 1 Nisan 2017 0 Comments

Şakir Efendi

KİTABIN ADI: ŞEYHUL ULEMA ŞAKİR EFENDİ

YAZARI: S. BURHANETTİN KAPUSUZOĞLU

Şakir Efendi’yle ilgili şimdiye kadar çok ayrıntılı bilgi ve yazılmış eser çok fazla yoktu. Bu nedenle yazarımız Burhanettin Kapusuzoğlu’nun yazdığı bu eser daha da önem kazanmaktadır. Kitap doksan üç sayfadır. Sorgun Belediyesi yayınlarından olan kitap iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Şakir Efendi’nin yaşadığı muhitlerdeki kültür, medeniyet, şifahi kültür, şehir kültürü, köy odası kültürü, tekkeler, zaviyeler, medreseler ve meşhur mutasavvıflardan bahsedilmektedir. İkinci bölümde ise Şakir Efendi’nin 1853-1937 yılları arasındaki hayatından ayrıntılı bir şekilde bahsedilmektedir. Zeyl (ek olarak) eskiler meclisinden Sorgunlu Hacı Ahmet Efendi ve Yozgat Müftüsü Şeyh Mehmet Hulusi Efendi’nin hayat hikayelerine değinilmektedir.

Osmanlı döneminde önemli ve seçkin bir şehir olan Yozgat’ta medrese, tekke, zaviye, köy odaları ve güçlü bir şifahi kültür geleneği etrafında şekillenmiş çok canlı bir irfan hayatı vardı. Bu konuya bir önceki dosyamız olan Yozgat Vakıfları Medreseleri, Zaviyeleri, Tekkeleri adlı bir başka eser incelemesinde değinmiştik. İşte Şakir Efendi’nin yaşadığı Yozgat, böylesine güzide bir mekândır. Bununla beraber Yozgat kültürüne sirayet etmiş tasavvufi bir hayat tarzı kendini hissettirmiştir.

Şakir Efendi’nin babası Ali Efendi aslen Kayseri’nin Camii Kebir Mahallesinden olduğu halde Yozgat’ın Sorgun İlçesine bağlı Dedikhasanlı Köyüne gelip yerleşmiştir. Şakir Efendi, 1853 yılında Dedikhasanlı Köyünde dünyaya gelmiştir. İlk tahsilini babası Ali Efendi’den alır. Daha sonra Osmanpaşa Medresesine kaydolur. Yüksek tahsil için Kayseri’ye gönderilir. Kayseri Hunad Hatun Medresesinde okur ve icazet alır. Sonra Yozgat’a gelir ve Yozgat’taki medreselerde ders verir. İlk evliliğini Kayseri’de yapar. Evliliğinden altı oğlu ve iki kızı dünyaya gelir. Soyadı kanunuyla Suntay soyadını alır. Çorum Ulu Camii’nde bir müddet ders verir. Demirli Medrese, Şevki Efendi Medresesi ve Osmanpaşa Medresesinde ders verir. Medrese eğitimi yasaklandıktan sonra kendi köyü Dedikhasanlı da hem hocalık hem de camide imamlık yapar.

Şakir Efendi, yerleştiği bu çorak arazi çevresindeki cahil halkı terbiye ve tenvir ederek bu topluluk içinden kâmil insanlar yetiştirmiştir. Bu insanlar hak dostu ve seçkin şahsiyetlerdir. Veli şahsiyetler, ıssız ve karanlık gecelerde, yön veren yıldızlar gibidir. Aslında Şakir Efendi kamil bir şeyh, olgun bir müderris, fakat görüntüsüne baktığında sade bir vatandaş ve sade bir köy imamı olarak hayatını devam ettirmiştir. Ömrünün son yıllarında, ilerleyen yaşına rağmen, vatanına hizmet etmiş ve insanlara faydalı olmak için elinden gelen gayreti göstermiştir. Vefat edinceye kadar köyünün imamı ve hatibi olmaya devam etmiştir.

Şakir Efendi’nin medrese hocası iken Çorum’da bulunduğu sırada Şiranlı Şeyh Mustafa Rumi Efendiyle tanışır ve intisab eder. Dergâhta iki ay kaldıktan sonra artık yetişmiş olarak Yozgat’a döner ve ilmini Yozgat’ta devam ettirir.

Kültür mirasımızın irfan halkalarından olan medreselerin bir parçası olan köy odaları, ana yol güzergahlarında bulunan köy odaları ve büyük ailelere ait konakların selamlıkları şifahi kültürün mekanlarıdır. Şifahi kültür, halk hikâyelerinin, örf ve adetlerin, inançların, âşıklık geleneğinin, türkülerin, manilerin nesilden nesile ulaşmasını sağlar.

O zamanlar Yozgat iktisadi bakımdan hayli zengin bir şehirdir. Bu sebeple Yozgat şehrinde manevi açıdan yüksek bir kültür oluşmuştur. Manevi yönüyle İstanbul’la da sıkı bir bağı vardır. Yesevilik, Bektaşilik, Ahilik, Halvetilik gibi tarikatlara bağlı meşhur mutasavvıflar yetişmiştir. Yozgat Müftüsü Mehmet Hulusi Efendi ile Mehmet Akif Ersoy’un yakın dostu olan Mehmet İhsan Efendi, Şakir Efendi’nin yetiştirdiği en önemli isimlerdir. Şakir Efendinin millete asıl hediyesi ise Şehzade Ahmet Şevki Ergin Hoca Efendi’dir.

Kendisini Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden tanımama rağmen, ilk defa bir eserini okuma fırsatı bulduğum sayın Burhanettin Kapusuzoğlu, oldukça değerli bir eser ortaya çıkarmış. Bu gayretli çalışması karşısında kendisini tebrik ediyor, yürekten kutluyorum.

 

Nuri KAYA

SORGUN DÜŞÜNCE KULÜBÜ

 

About the Author:

Post a Comment

*