By 31 Ağustos 2014 0 Comments

SDK Sorgun Buluşması

SDK’nın Sorgun’da gerçekleştiregeldiği toplantılardan dördüncüsünü 2 Ağustos tarihinde yaptık. 7-8 saatlik bir süreçte olup biten toplantının arka planında 4-5 ay süren yoğun bir çalışma var. SDK’ya gönül veren her üye, imkanları çerçevesinde, özveriyle toplantı için emek verdi. Kendi adıma, bu başarılı organizasyonda emeği geçen tüm arkadaşlarıma ve katılımcılara teşekkür etmek istiyorum.

Olayları objektif olarak ve düşünce bazlı değerlendirmenin oldukça zor olduğu, tarafgirliğin ve ön yargıların hakim olduğu bir ortamda, bu tür organizasyonları gerçekleştirebilmek oldukça zor bir iş. Ancak, SDK, kendi çalışma yapısının ve ilkelerinin bir gereği olarak, konuları titizlikle irdeleyerek, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerine sadık kalarak, hayalden ziyade yapılabilecek olanı hedefleyerek ve fark yaratarak bu toplantının başarıya ulaşmasını sağlamıştır.

Toplantı ile ilgili gözlemlerimi birkaç başlık altında şu şekilde sıralamak isterim:

  • Katılımcı profili oldukça zengin ve anlamlıydı. Sorgunlu 9 kıymetli akademisyen özveride bulunarak toplantıya katılım sağladılar. Sunumları ve konuşmaları gerçekten kaliteliydi ve kendilerinin bu toplantıya verdiği önemin bir göstergesiydi. Akademisyenlerimiz toplantıya çok önemli ve değerli katkılarda bulundular. Sorgun’un değerlerini bir araya getirebilmek, onları hatırlamak önemli bir başarı ve örnek bir davranıştı. Bu anlamlı başlangıcı sürdürülebilir bir hale getirebilmenin oldukça önemli olduğu kanaatindeyim.
  • Toplantı içeriği oldukça zengindi. Bir günlük süre yetmedi. Söylenecek çok şey vardı. Sunumlar oldukça kaliteliydi. Zaman kısıtı sebebiyle bazı sunumlar yapılamadı veya hızlı geçildi. Sanırım sonraki toplantıları en az 2 günlük bir süre zarfında planlamak gerekecek.
  • SDK bu toplantıya 2 kitap sundu. Kitapların hazırlanması ve basımı için gerçekten yoğun bir çalışma yapıldı. Tüm bu özverili çalışmaların tamamiyle gönüllülük çerçevesinde ve toplumsal bir vazife duygusuyla yapılıyor olmasının kayda değer ve oldukça kıymetli olduğu kanaatindeyim. Bu kitapların basımında önemli katkıda bulunan ve aynı zamanda da Sorgun için kıymetli çalışmalarda bulunan Sayın Siyami Yozgat’a kendi adıma teşekkür etmek istiyorum. SDK’nın bu kapsamdaki üretimi önümüzdeki dönemde artarak devam edecektir.
  • Çok şey söylenmeye çalışıldı. Söylenecek çok şey vardı. Bu ortamı sağlamak kendi başına bir amaç ve anlamlı bir mesajdı. Bu kapsamda, toplantının anlamlı bir sonucu oldu aslında. Ancak, toplantının somut bir sonucu olamadı. İlerde gerçekleştirilecek toplantıların, somut sonuçlar üretecek şekilde planlanmasının gerekli olduğunu düşünüyorum.
  • Bu gönüllü çalışmalara en başından beri büyük destek veren ve Sorgun’un değerlerinin hatırlanması ve yaşatılması konusunda çok değerli çalışmalarda bulunan Sayın Durali Doğan hocamıza çalışmaları ve toplantıda “Sorgun Lisesi” konusunu gündeme taşıdığı için teşekkür etmek istiyorum. Bu konu gerçekten önemli. Toplantıda bu kapsamda bazı açıklamalarda bulunuldu, ancak diğer uygulamalara bakıldığında, “Sorgun Lisesi” isminin yaşatılmasının mümkün olduğu görülmektedir. 60 yıldan fazla bir geçmişi olan ve bu toplantıda yer alan birçok akademisyenin, katılımcının ve Sorgun Belediye Başkanı Sayın Ahmet Şimşek de dahil olmak üzere birçok yerel yöneticinin okulu olan “Sorgun Lisesi”nin isminin yaşatılması konusunun, değerlere saygı kapsamında, oldukça önemli olduğu düşüncesindeyim. İdarecilerin ve sorumluluk mevkiindekilerin bu konuda çalışmalar yapacağına inanıyorum.
  • Sorgun’un Yılmaz ağabeyi Sayın Yılmaz Kılıçarslan’ın toplantıya katılımı, konuşması ve konuşmasında söyledikleri oldukça değerli ve anlamlıydı. Kendisi bizlere değerlere saygı ve vefa konusunda ne kadar duyarsız olunduğunu hatırlattı. Bu bizim toplumsal bir yaramız. Değerlerimizi çok çabuk unutuyoruz. Bir toplumun birçok alanda sorunları olabilir. Bu sorunlar, aynı değerleri, duyguları paylaşan toplum bireylerinin birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi suretiyle çözülebilir. Ancak, bir toplum değerlerinden uzaklaştığında, duygu birliği azalır. Aynı hedefler uğruna bir araya gelme motivasyonu zayıflar. İşte o zaman, sorunlar içinden çıkılmaz bir hal alır. Sorunlar çözülse, refah seviyesi artsa da; değerleri yok olmuş, duygu birliği azalmış bir toplumun bireyleri asla mutlu olamazlar. Bu kapsamda, SDK’nın, Sorgun ve Yozgat’ın değerlerini hatırlayarak ve hatırlatarak çıktığı yolda, bundan sonraki dönemde de yapacağı çalışmaların oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.
  • Son olarak; Sayın Rauf Yücel hocamızın toplantıdaki heyecanı ve gözlerindeki ışıltının, toplantının anlamı, önemi ve başarısını, fazla söze gerek bırakmadan, çok anlamlı bir şekilde özetlediğini düşünüyorum.

 

Hatip SORGUN

SORGUN DÜŞÜNCE KULÜBÜ

About the Author:

Post a Comment

*