By 1 Şubat 2013 0 Comments

SDK’nın Dünü, Bugünü, Yarını

Batı ve Doğu arasında köprü olmak, Türkiye açısından hep jeopolitik bir ayrıcalık olarak görülse de, bu durumun sosyo-kültürel sonuçlarından çok olumlu bahsedebilmek pek mümkün görünmemektedir.

Bugünkü Türk toplumu ağırlıklı olarak Doğulu etnik unsurlardan oluşmakla beraber özellikle Cumhuriyet’le birlikte bir devlet politikası olarak yönünü tamamen Batıya dönmüş; başta eğitim sistemi olmak üzere Batılı değerlerin yüceltildiği bir anlayış egemen olmuştur. Bu dönüşüm ciddi manada bir kültürel kimlik bunalımına neden olsa da günümüzde bu anlayışın büyük oranda başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Türk toplumu artık Batılı idealleri benimsemiş, Batılıların bugün kendilerinin dahi çok şikayetçi olduğu materyalist, bireyci ve çıkarcı değerleri ciddi oranda özümsemiştir. Buna rağmen Doğulu geçmişinden de tam anlamıyla kopabilmiş değildir. Modern Türkiye artık ne Doğuludur ne Batılıdır.

Günümüzde bireyler ve aileler eskisi gibi paylaşımcı değil; kaçınılmaz bir şekilde daha dışa kapalı ve daha ben merkezci olmuştur. Halbuki bu, ister Doğulu olsun, ister Batılı, insan tabiatına aykırıdır. Sosyal ihtiyaçlarını tatmin edemeyen bireylerin sağlıklı olduklarından söz etmek mümkün değildir. Ne kadar bastırılırsa bastırılsın, insanoğlu nasıl fiziksel ihtiyaçlarını karşılamadan var olamıyorsa, sosyal tatminsizlikten kaynaklanan boşluğu da bir şekilde tatmin yoluna gidecektir.

Sorgun Düşünce Kulübü, işte bu çok doğal insani ihtiyacın bir araya getirdiği; bunun da ötesinde hayatlarının belirli bir bölümünde ortak bir maziyi ve hafızayı paylaşmış bireyler tarafından kurulmuş, sosyal, kültürel ve entellektüel bir oluşumdur.

5. yılını tamamlamış bulunan kulübümüz, İstanbul şartları düşünüldüğünde başlangıçta sürdürülebilmesi çok zor görünen her ayın bir günü aralıksız bir araya gelme hedefini hiç aksatmadan, başarıyla gerçekleştirmiştir. Hedeflenen sosyal gayeyi yerine getirmekle yetinmek istemeyen bu oluşum, daha birinci yılında; üyelerinin birikimlerini ve tecrübelerini toplum yararına kullanmak üzere entellektüel kaygıları olan bir düşünce kulübü olmaya karar vermiştir.

Üyelerinin, hiçbir çıkar, karşılık ve statü beklentisi içinde olmadan, tamamen gönüllü olarak faaliyetlerine katıldığı ve katkıda bulunduğu SDK, tüzel bir kimliğe bürünmeden hedeflerini gerçekleştirmeyi amaçlayan özgün bir modeldir.

Burada şunu vurgulamak bizim için çok önemlidir: SDK, hiçbir partinin, ideolojinin veya cemaatin güdümünde ya da tesirinde olmayan, tamamen sivil ve bağımsız bir oluşumdur. Bununla beraber temel insani ve ahlaki değerleri benimser ve bu değerleri yaşatmayı ilke edinir.

SDK’nın öncelikli hedefleri arasında Sorgun’lu üniversite mezunları ve üniversite öğrencileri arasındaki bağları kuvvetlendirmek ve potansiyeli yüksek bu kitlenin başta kendileri olmak üzere, memleketleri ve nihayetinde tüm insanlık için faydalı, özgün ve nitelikli işler ortaya koymasını sağlamaktır.

Bu kapsamda 5 yılda ortaya konanlar, başta SDK mensuplarını tatmin etmemekle birlikte, hedeflenen işlerin nitelikli işler olması ve gönüllülük esasıyla yürütülmesi gerçeği bu noktada daha sabırlı olmamızı gerektirmektedir. Diğer yandan, 5 yıllık süreç sonunda, bu oluşum belli bir olgunluk seviyesine ulaşmış; 2013 yılı SDK’nın daha somut işlere imza atacağı bir atılım yılı olarak planlanmıştır. Bu süreçte ortaya konacak işler websitemiz aracılığıyla tüm üyelerimizle paylaşılacaktır.

 

ABDULLAH APAYDIN

SORGUN DÜŞÜNCE KULÜBÜ

About the Author:

Post a Comment

*