By 1 Şubat 2017 0 Comments

Şiir Üzerine

“Işık Suya Düşünce” isimli eserin 1. Baskısı 2012 de yayınlanmış. Yazarı İsmail Büyükerol 1960 Sorgun/Dişli köyünde doğmuş. 1979’da Yozgat Eğitim Enstitüsünü bitirerek öğretmen olmuş. Şuan Sorgun’da ikamet etmektedir.

Şiir bize neyi ifade eder, hangi duygularımızı harekete geçirir. Bu hususları (şairin duygu dünyasına girmeden) öncelikli olarak aktarmak isterim. Okuduğunuzda duygularımızı harekete geçiren (hatta tüylerimi diken tiken etti diye) içimizi kıpır kıpır ettiren, kelimelerin gücüdür şiir. Şiir sevgidir, hissetmektir, dünyaya başka gözlerle bakmak, kalbinle dokunmaktır. Şairdeki his dünyasının sendeki hislerle karışıp başka bir dünya penceresi oluşturmasıdır. Şiir duyulmak üzere vücut bulmuş bir dildir.

Değerlendirmeye konu  şairin Suların Sevdası isimli kitabını tek başlık, iki parça olarak değerlendirmek isterim. İlk başlık aşk ve aşkın yansımaları ki; bu yansıma, insanın kalbinde öyle özel yerde saklanmaktadır ki ufacık bir ışık bulduğunda vücut bulmaktadır. Diğer kısımda ise şair vatan aşkı, bu vatanın kurtarılması ve yaşatılması için yapılan destansı mücadeleleri dile getirmiştir. Asker Kınası, Liseli Şehitlerimize, Sarıkamış isimli şiirleri ikinci kısım için örnek olarak verebilirim.

Şair aşkı anlatırken, bunu sadece karşı cins sevgiliye olan aşk olarak değil de adeta aşkın çeşitlerini gözümüzün önüne sermiştir. Vatan toprağını da sevgili gibi görmekte, vatan için ölen her bir şehidi sevgiliye beslenen sevgiyle, minnetle anmaktadır dizelerinde.

Bu kitabın ilk kısmında aşkın her çeşidi görüyoruz, sanki önümüze içinde onlarca çeşit meyve bulunan bir tabak gibi sunmaktadır şair. Şair içinde ölesiye sevgiyi, hasreti, kıskanmayı, kutsallığı, bağlılığı, sitemi ve tutkuyu barındırmaktadır.

Sevginin aşkın en çok kullanılan sembollerinden olan Gül ile Bülbülün tasvirini bize sunuyor şair. Sevgi sahiplenmektir, ölesiye sevmek, sevgiliyi kıskanmak ve gerektiğinde gözünü karartmaktır. Aşkın insanın gözünü nasıl kör ettiğini, ondan başka kimseyi gözünün görmediğini aşağıdaki dizelerinde bizlere göstermektedir.

 

BÜLBÜLLER

İnan bana bir tanem

Kokladığım tek gülsün

Dalına konacaksa

Bütün bülbüller ölsün

Sarılma sarmaşığa

Renk verme her ışığa

Üzülürse üzülsün

 

Sevgili öyle kaplamıştır ki bedenimizi hiçbir şey onun önüne geçememektedir ve gördüğü baktığı her şey onu hatırlatmaktadır sevene. Belki de unutmak istememektedir. Nasıl unutsun ki basit bir şey değil ki aşk bu!

 

İZİN VERMİYOR (şiirden kısa bir alıntı)                                

Rüzgar elinde titreyen yaprak

Her bahar yeniden yeşeren toprak

Seni unutmama izin vermiyor…

 

Sarıkamış şiirinde (ruhları şad olsun) on binlerce vatan evladının zorlu iklim şartlarında yokluk içinde vatan için şehit olduklarını dizelerine aktarmış. Bu vatanın hangi şartlarda elde tutulduğunu dile getirmiştir.

 

SARIKAMIŞ (şiirden kısa bir alıntı)

Burası Sarıkamış, iklim sert ve karlıdır

Tarih yas tutar burada, coğrafya efkârlıdır

Soğanlı dağlarının bol olur kardeleni

Bu süt beyaz çiğdemler karşılar geleni

 

Hava öyle soğuk ki eksi otuz, eksi kırk

Potin yok ayaklarda çarıklar zaten yırtık

On binlerce subay, er mevzilere konuyor

Buz tutan dudaklarda tebessümler donuyor

Asker yorgun, aç-çıplak üşüyor çok üşüyor

Her uyuyan buzdan bir heykele dönüşüyor

 

Bu değerli kitabında kalbini, gönül güzelliğini bize açan çok değerli İsmail Büyükerol Hocama teşekkür ediyorum.

 

Yasin AĞAN

SORGUN DÜŞÜNCE KULÜBÜ

 

About the Author:

Post a Comment

*