By 1 Eylül 2016 0 Comments

Tarihe, Tarihî Notu Düşen Adam

SDK önemli bir ilke daha imza atmış bulunmakta. Kurulduğu günden bu yana hep yapılmayanı yapan SDK, sürdürülebilir birçok projeye imza atmaya devam ediyor.

Her ay yayınladığımız dosya çalışmalarının bir kısmını kitap incelemelerine ayırmaktayız. Memleketimin bağrından çıkmış kişilerin, kendi alanındaki çalışmalarını SDK olarak değerlendirmeye alıyoruz. Kitapları aramızda paylaşarak, özellikle teknik detaya girmeden gündeme tekrar taşımak adına bir çalışma dizinini aylardır sürdürmekteyiz.

Bu ay, kıymetli dostum ADNAN’ın eserini gündemimize aldık.

Hazırlık sürecini bildiğim için ortaya çıkan bu eserin nasıl kıymetli olduğunu anlatmama gerek yok. Üç yıl gibi uzun bir süre ilmek ilmek dokunan bir halı gibi hem kıymetli hem de ilk.

İlk, çünkü kuruluşu çok eskilere dayanan Sorgun’un tarihi ile ilgili bir çalışmanın olmadığını hatırlattığından,

İlk, çünkü Sorgun’da bir tarihin yok olmasına dur dediğinden,

İlk, çünkü hukukçu bir disiplinle yetişmesine rağmen bir tarihçi titizliği ile çalışarak neler yapılabileceğini ortaya koyduğundan,

İlk, çünkü sivil bir kuruluş olan SDK’nın bir üyesi ve lokomotifi olarak maddi bir destek almadan, resmi bir görev verilmeden, tamamen aidiyet duygusuyla hareket ettiğinden,

İlk, çünkü bu alanda memleketimin yazar, çizer ve yetkililerine de bir sorumlulukları olduğunu hatırlattığından,

İlk, çünkü artık şehirleri şehir yapan yapıların, dönemin izini ve duygularını taşıyan eserlerin küçük bir ilçe dahi olsa ne kadar önemli olduğunu gözler önüne serdiğinden.

Bütün bu ilklerden sonra, kitabı teknik olarak değerlendirmek için bu alanda birkaç çalışmanın daha ortaya çıkması gerektiğini düşünüyorum.

Yıllar önce Fatih Terim ile yapılan bir röportajı hatırlıyorum. O dönemde Galatasaray, Avrupa’da ciddi başarılar elde ediyordu. Bu başarılardan bir tanesi de UEFA kupasını almak olmuştu ve ortalıkta alınan kupanın bir değerinin olmadığını ifade eden söylemler vardı. Eleştirmeyi sadece yıkmak ve değersizleştirmek üzerine yaptığımızdan dolayı başarıya milletçe sevinmemize bir türlü izin verilmiyordu.

Bu durum Fatih Hoca’ya sorulmuştu. Verdiği cevap anlamlıydı: “Şampiyonlar Ligi kupasına göre değeri düşük olabilir. Ancak ikinci bir kupa alınana kadar en değerlisi budur” demişti.

Adnan kardeşimin eserini de ancak bu alanda ikinci bir ürün çıktığında değerlendirmek daha anlamlı olacaktır. O yüzden daha iyisi gelene kadar bu eser, en iyi ve ilk olma özelliğini kaybetmeyecektir.

Sevgili dostum Adnan; Sorgun’a göstermiş olduğun vefa ve aidiyetle hepimize örnek olduğun için teşekkür ediyorum.

Sorgun tarihine not düşen adam: ADNAN KORKMAZ

Recep DAĞDEMİR

About the Author:

Post a Comment

*