By 1 Eylül 2017 0 Comments

Yozgat’ta Tarım ve Hayvancılık

1.1. Genel Bakış

Yozgat İç Anadolu Bölgesinin Orta Kızılırmak bölümünde yer almaktadır. Doğudan Sivas, güneyden Kayseri, Nevşehir, Kırşehir; batıdan Kırıkkale; kuzeyden ise Amasya, Çorum ve Tokat illeri ile çevrili olup, 34º 05‟-36º 10‟ doğu meridyenleri ile 38º 40‟-40º 18‟ kuzey paralelleri arasında yer alır. Deniz seviyesinden ortalama 1.300 metre yükseklikte olan ilimiz tüm iller içerisinde toprak genişliği bakımından 15. sırayı alır.

İlimiz, Avrupa ve Asya kıtalarıyla birlikte ülke içi birçok şehri birbirine bağlayan yolların kesiştikleri noktada bulunması, ayrıca verimli toprakları, hayvancılığa elverişli mera ve ormanlar nedeniyle ilk çağlardan beri değişik kavimlerin yerleşim merkezi olmuştur. Yozgat’ın ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Halkın % 56,52‟si tarım, % 43,8‟i ise diğer sektörlerde çalışmaktadır. Ülke topraklarının % 1,82‟sini oluşturan ilimizin izdüşümü alanı 13.597 km2, gerçek alanı 14.123 km2’dir. Bozok Platosu üzerinde yer almakta olan ilimiz coğrafyası yeryüzü şekillerine göre % 51,4’ü platolar, % 37,7’si dağlar, % 10,9’u ovalardan oluşmaktadır. Son yıllarda ticaret, turizm ve sanayide artış olmak birlikte, ilimizde tarım ve hayvancılığın hala ağırlıklı bir yapıya sahip olduğu söylenebilir.

İlimiz ülkemizin genel jeolojik yapısının bütün özelliklerinin gözlendiği ender bölgelerden biridir. Deprem riski açısından, Merkez ilçe, Akdağmadeni, Boğazlıyan, Çayıralan, Sarıkaya, Sorgun ve Şefaatli ilçelerimiz 3. derece, Aydıncık, Çandır, Çekerek, Kadışehri, Saraykent, Yenifakılı ve Yerköy ise 2. derece deprem bölgesinde yer almaktadır. Bu nedenle ülkemizin diğer bölgelerine göre deprem riski açısından daha az tehlikeli konumdadır.

İlimiz ekonomik açıdan son derece değerli Enerji Hammaddeleri (Linyit, Uranyum, Bitümlü Ģeyler, Jeotermal Akışkanlar), Metalik Madenler (Demir, Kurşun, Çinko, Gümüş) ve Endüstriyel Hammaddeler (Tuz, Çimento ve Tuğla Hammaddesi, Mermer, Yapı Taşı, Yol Malzemesi) gibi zengin yeraltı kaynaklarına sahiptir. Sarıkaya, Sorgun, Saraykent ve Yerköy ilçelerinde bol miktarda sıcak su kaynağı bulunmaktadır. Jeotermal enerjinin tarımda kullanılabilmesi için Sarıkaya ve Sorgun İlçelerinde jeotermal seralar kurulmaya başlanmıştır.

Ancak jeotermal enerjide (sıcak su) bir ivme yakalanmış olsa da civar ilçelerde (Nevşehir-Kozaklı, Kuzuluk) yakalanan sıcak su turizmi hacmine hâlihazırda ulaşıldığı söylenemez.

 

1.2. Nüfus:

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2016 sonuçlarına göre, 2016 yılı sonu itibariyle Türkiye nüfusu önceki yıla göre % 1.36 artışla 79.814.871 oldu.

Son 7 yıldır nüfusu her yıl ortalama 10,000 kişi civarı azalan ve nüfusu azalan iller listesinde açık ara Türkiye birincisi olan Yozgat ise bir sürprize imza atarak uzun aradan sonra bu listeden çıkarken bir miktar da artış sağladı. Yozgat il genel nüfusu bir önceki yıla göre 1,601 kişi artarak 419,440’dan 421,041’e yükseldi. Nüfus artış hızı % 0,38 olarak gerçekleşti ki bu Türkiye ortalamasının (%1.36) halen altındadır. Artış oranı açısından baktığımızda Yozgat 81 il arasında bu yıl 64.lüğe yükseldi. Geçtiğimiz yıl 81. olduğunu düşünürsek kısmi bir yükselme söz konusudur. Aşağıdaki tablo Türkiye/Yozgat ölçeğinde son 10 yılın nüfus değişimlerini göstermektedir. Tabloda da görüleceği üzere Türkiye nüfusu son 10 yıllık dönemde 9,228,615 kişi (% 13) artarken, Yozgat nüfusu 71,086 kişi (% 14) azalmıştır.

Yozgat ili genelindeki nüfus artışını incelediğimizde 2016 yılındaki artışın il/ilçe merkezlerinde gerçekleştiğini belde/köy nüfusunun ise önceki yıllarda olduğu gibi azaldığını görmekteyiz. Bu durum şehirleşmeye bağlı doğal bir süreç olarak kabul edilse de kırsal nüfustaki hızlı düşüşün tarım sektörü ve tarımsal üretim açısından olumsuz yansımaları olacağını öngörmek yanlış olmasa gerek. 2016 sonuçlarına göre Saraykent ilçesi hariç diğer tüm ilçelerin belde/köy nüfusu azalmıştır. Bu görüntü önceki yıllarda da istisnalar hariç bu şekilde kendisini göstermektedir.

İl/İlçe nüfuslarını da geriye dönük incelediğimizde Yozgat merkez ilçe hariç kayda değer bir nüfus artışı görülmemektedir. Örneğin, Yozgat’ın en büyük ve en gelişmiş ilçesi olan Sorgun’un ilçe merkezi nüfusu 2009 yılında 51,571 iken 2016 yılında 51,408. Yani 7 yıl gibi uzun bir zaman zarfında nüfusu artmamıştır. Üstelik bu dönemde ilçe merkezinde inşaat sektöründe ciddi boyuttaki hareketliliğe ve konut sayısındaki artışa rağmen nüfusun artmadığı görülmektedir. Diğer ilçelerde de tablo çok farklılık göstermemektedir. Aşağıdaki tablo Yozgat il merkezi ve ilçelerinin son 3 yıla ait değişimi sunmaktadır.

Nüfus verilerinin sadece artış/azalış oranları üzerinden değil, ayrıntılı demografik ve sosyo-ekonomik parametreler üzerinden tahlil edilerek mevcut durumu doğuran sebepleri, buna bağlı olarak da geliştirilmesi/düzeltilmesi gereken noktaları tespit etmek mümkün olacaktır.

Nüfus hareketlilikleri, sanayi, ticaret, tarım ve turizm ile yakından alakalıdır. Kısaca iş bulma imkânı arttıkça göçler azalmaktadır. Bu bağlamda göç, bir nüfus kaybı olmanın yanı sıra ekonomik olarak da sektörel daralmanın bir sonucudur.

 

1.3. Ekonomik Durum

Yozgat’ta sanayi tarıma göre hala geri seviyededir. Esnaf ve sanatkârlarının yeterli sermaye birikiminin olmaması sanayileşmeye engel teşkil etmektedir. Yozgat sanayisinde ağırlıklı sektör gıda sanayisidir.

İlimizin işsizlik oranı TÜİK verilerine göre %8,6′dır. Bu oran Türkiye ortalamasına yakındır. Yozgat ili şehirleşme oranı, yıllık nüfus artış hızı, kişi başına gayri safi yurtiçi hâsıla ve sanayi iş kolunda çalışanların toplam istihdama oranı bakımından Türkiye ortalamalarının altındadır. Tarım kolunda çalışanların toplam istihdama oranı ise Türkiye ortalamasının üstündedir (% 40,1). Şehir nüfusunun toplam nüfus içindeki oranı % 73, nüfus yoğunluğu %30, yıllık nüfus artış hızı binde -3,03’dır.

İlimizin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Yozgat’ta sanayi az gelişmiştir. Tarım alanlarında kuru şartlarda yapılan tarım üretimi egemendir. Tarımsal üretimin çoğunu tahıl oluşturmakta bu da orta büyüklükte işletmelerde yapılmaktadır. Çalışan nüfusun büyük çoğunluğu tarım kesimindedir. Küçük çaplı işletmelerde ortakçılık, kiracılık yaygındır. Bu işletmelerde buğday, arpa, nohut, mercimek, fasulye ve bahçe sebzeleri yetiştirilir. Ancak ilde meyve ve sebze üretimi yetersiz olup daha çok iç tüketime yönelik yapılmaktır. İlin sebze ve meyve ihtiyacı diğer illerden karşılanmaktadır. Ancak son yıllarda sulama amaçlı olarak yapılan baraj, gölet ve küçük sulama tesisleri ile ilde hem sulu tarımın yaygınlaştırılması hem de sebze üretiminin artırılması amaçlanmaktır.

Bunlardan başka ilimizde sanayi bitkisi olan şeker pancarı önemli bir yer tutmaktadır. Sorgun ve Boğazlıyan Şeker Fabrikalarının faaliyete geçmesi, ilimizde üretilen şeker pancarının ilimizde işlenmesine imkân sağlayarak, istihdam ve ekonomiye katkı sağlamıştır.

Tarımsal üretime bağlı gelirlerin yanında hayvancılık da il ekonomisinin önemli bir kaynağıdır.

 

1.3.1. Tarımsal Yapı / Bitkisel Üretim

Ekonomisi büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayalı olan ilimizde, kuru şartlarda yapılan tahıl üretimi egemendir. Tarımsal üretimde orta büyüklükteki işletmeler önemli bir grup oluşturur. Küçük işletmeler ve ortakçılık ilişkileri de yaygındır. Tarım ürünlerinden buğday, arpa, mercimek, nohut ve fasulye, ekilebilir alanların büyük bir bölümünü kaplamaktadır. İldeki sebzecilik, genelde tüketime yöneliktir. Hayvancılık, ilin ekonomisinde büyük bir yer tutmaktadır. Temel bitkisel üretim deseni içinde yer alan hububat ekilişleri nadas alanlarının genişliği ve alternatif ürün eksikliği nedeni ile ekonomik kayıplar söz konusudur. Bu olumsuzluğun ortadan kaldırılması için ülkemizin de en önemli girdilerinden biri olan yağ bitkileri ithalatının azaltılması ve çiftçimize ek gelir sağlanabilmesi için ilçelerimizde sözleşmeli aspir ekimi gerçekleştirilmiştir. İlin 2015 yılı bitkisel üretim değeri 1.288.858 Bin TL, canlı hayvanlar değeri 1.019.594 Bin TL hayvansal ürünler değeri ise 427.068 Bin TL’dir. (TÜİK 2015)

1.3.2. Hayvansal Üretim

İlimiz, hayvancılık bakımından oldukça büyük bir potansiyele sahiptir. Tarımsal işletmelerin çoğunda hayvancılık, tarımsal faaliyetlerle birlikte yapılmaktadır. Geçmiş yıllarda büyük oranda yerli ırklara dayanan hayvan varlığında, son yıllarda kültür ırkı ve kültür melezi ırklarda önemli artışlar meydana gelmiştir. Kültür ırkında ilk sırayı Montofon ırkı melezi ile Montofon ırkı almaktadır. Merkez, Akdağmadeni, Çekerek, Kadışehri, Sarıkaya ve Sorgun ilçelerinde süt sığırcılığının yanı sıra besicilik de yaygındır. Diğer ilçelerde süt sığırcılığı daha yoğun yapılmaktadır. Kültür ırkına dönüş dolayısıyla süt verimi her geçen gün artmaktadır.

Akdağmadeni, Çekerek, Kadışehri, Merkez ve Sorgun ilçelerimizin dağlık köylerin değerli ırk hayvancılık yaygındır. Diğer ilçelerde ise kültür ve kültür melezi hâkimdir. İlde kurulan ve 1.080 üyesi bulunan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ile yetiştiricilerin örgütlenerek, ekonomik bakımdan güçlenmeleri amaçlanmıştır. 2016 yılı itibarı ile il genelinde Aydıncık, Çandır, Yerköy ve Yenifakılı ilçeleri hariç olmak üzere Merkez dâhil on bir ilçemizde Süt Üreticileri Birliği kurulmuştur. Süt Birliği bulunan Merkez, Akdağmadeni, Boğazlıyan, Çayıralan, Çekerek, Kadışehri, Saraykent, Sarıkaya, Sorgun ve Şefaatli ilçelerinde üye yetiştiricileri, Birlikler vasıtası ile üretmiş oldukları sütü pazarlama imkânına ulaşmışlardır. Bu ilçelerdeki Süt Birliği üyesi 2.582 Yetiştirici Birlikleri vasıtası ile Yenifakılı Üçobalar, Sorgun Bahadın ve Şefaatli Paşaköy TKK üyesi 178 yetiştirici ise Kooperatifleri aracılığı ile Anaç Sığır Desteklemesinden faydalanmaktadırlar.

Koyun varlığının tamamına yakınını Akkaraman ırkı oluşturmaktadır. Mera alanlarının verimli şekilde kullanılmaması, girdi maliyetlerinin yüksekliği ve çoban teminindeki sıkıntılar nedeni ile koyun varlığında gözlenen düşmeler son yıllarda verilen koyun-keçi desteklemeleri ve uygulanan projeler ile artmaya başlamıştır. Keçinin ormanlara verdiği zarardan dolayı yetiştirilmesinin yasaklanması keçi varlığının sayısını düşürmüştür. Büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı 2016 yılı itibari ile aşağıdaki şekildedir.

 

  

2. Genel Değerlendirme ve Sonuç

Yozgat ili, yüksek rekabet edebilirlik bölgesinde yer almasına rağmen; imalat sektöründe faaliyet gösteren firmaların genel yapısı incelendiğinde aynı gruptaki illere nazaran gerek üretilen mal/hizmet kalite ve maliyeti, gerekse de kaynakların etkin kullanımı açısından genel olarak ülke ortalamasının altındadır. Bu durum başta işsizlik olmak üzere, göç, gayri safi milli hasıladan alınan pay, refah vb. birçok ekonomik göstergede kendisini göstermektedir.

Yozgat bir tarım kentidir. Sanayiye yönelik ilçeler bazında fabrika yatırımları yapılsa da bu istenilen seviyede değildir. Şeker fabrikaları (Sorgun-Boğazlıyan), tuğla ocakları, un fabrikaları vb. sanayi yatırımları bulunmakla birlikte, hem tarımsal ürünleri hem de hayvansal ürünleri katma değerli bir şekilde dönüştürecek ve ciddi istihdam sağlayacak bir yapıya kavuştuğu söylenemez.

Her ilçe nezdinde tarım ve hayvancılığa yönelik faaliyetler devam etmekle birlikte, söz konusu faaliyetler canlı hayvan ticareti, kesimi ve kesim sonrası toptan-perakende satış şeklindedir. Üretim tesisi (et, kavurma, doğal günlük taze süt, organik-saf tereyağı, kaymak, peynir, pazarda lor peynirinin yerini alacak ve Yozgat’a özel ÇÖKELEK imalatı vb.) şeklinde belirli bir ürün ile gerek ilimizin tanıtımına gerekse de ilimizin ekonomik yapısına katkı sağlayacak düzeyde bir hayvancılık politikamızın bulunduğu söylenemez. Örneğin bugün İzmir, Erzincan tulum peyniri ile, Kars eski kaşar peyniri ile, Rize tereğayı ve kavurması ile ve diğer birçok il yöresel bir ürün ile ülke genelinde raflarda yerini almakta iken Yozgat’ın hayvancılık ürünü bazında rekabet eden, il tanıtımına hizmet eden bir marka veya ürün gamına sahip olduğunu söyleyemeyiz.

Hayvancılığa ilişkin alım ve satımlar genelde il ve ilçe merkezlerinde bulunan hayvan pazarları ile sürdürülmektedir. Bu durum bir fiyat politikasının oluşumunu kurumsallıktan öte pazarlık şartına bağlamaktadır. Canlı hayvan ticareti, hayvan pazarlarında rastgele bir seyir izleyip, belli kaideler doğrultusunda yapılmadığından sektörel bir yapıya sahip değildir.  Bu nedenle alıcı ve satıcılar arasında, özellikle sağlıklı fiyat politikası hususunda, bir güven sorunu oluşmaktadır. Tüm bunların önüne geçmek amacıyla Yozgat’ta bir canlı hayvan borsasının kurulması gerekmektedir. Kurulacak borsa ile hayvan ticareti sektörel bir yapıya kavuşacak ve fiyat konusunda güven unsuru oluşacaktır.

Ayrıca, Yozgat’ı ve civar ilçeleri kapsayacak bir hayvan hastanesinin kurulması, büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvanlara yönelik veterinerlik hizmetlerinin verilmesi de ilimiz hayvancılığının gelişmesine önemli katkılar sağlayacaktır. Kurulacak hayvan hastanesi gerek personel, gerek istihdam, gerekse çalışma alanı açısından yeni kurulan veterinerlik fakültesine de gerçek bir uygulamalı öğrenme sahası oluşturacaktır.

Tarımsal anlamda hala bir çok ürünün üretildiği, hayvancılık alanında da inkar edilmeyecek bir ekonomik yapının bulunduğu Yozgat için gerek tarımsal ürünlerin gerekse de hayvansal ürünlerin işlenmesi ve katma değer oluşturacak şekilde üretime kazandırılması ciddi bir önem arz etmektedir. Aksi halde sadece ekip üretmeye, ekmeyip destekleme parası almaya dayalı bir tarımsal politika sürdürülemez. Hayvancılık açısından da süt merkezi, süt işleme tesisleri, peynir ve yan süt ürünlerinin imalatı, hayvan borsası, hayvan hastanesi vb. yatırımlar ile tarım ve hayvancılık ileriye taşınabilir.

Son yıllarda özellikle Sorgun ilçemizde Sorgun Ticaret Odası aracılığı ile Tarım ve Hayvancılık, Gıda, Makine ve Ekipmanları Fuarı düzenlenmektedir. Bu yıl üçüncüsü yapılacak olan bu ve benzeri fuarların il ve ilçeler bazında tarımsal ve hayvansal ürünlerin tanıtımına etkisi muhakkak ki olacaktır.

Sonuç olarak, geniş bir potansiyele sahip Yozgat ilimizin büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık yatırımları ve altyapısı desteklenmesi gerekmektedir. Kırsal alana dönüşüm yapılmadan, küçük üretimler bir araya getirilmeden, yaşam kalitesi artırılmadan, belirli kaynaklar endüstriye kazandırılmadan ekonomik bir kazanım sağlanamayacağı gibi en büyük sorunumuz olan göçün de önüne geçilmeyecektir.

 

Fatih ŞAHBAZ

SORGUN DÜŞÜNCE KULÜBÜ

 

“Genel Değerlendirme ve Sonuç” kısmı dışındaki diğer bölümlerde aşağıdaki kaynaklardan yararlanılmıştır.

http://bozoksempozyumu.bozok.edu.tr/dosya/cilt4/103-109.pdf

http://sorgundusuncekulubu.com/?p=3971

http://www.tuik.gov.tr/Start.do

https://yozgat.tarim.gov.tr/Belgeler/Yozgat%20%C4%B0L%20TARIM%20%20Brifing_15.07.2016.PDF

About the Author:

Post a Comment

*