Al Sana Yol Tarifi! | Salim TAŞÇI

Eskiden küçük bir kasaba olan Sorgun günümüzde, Yozgat’ın en büyük ilçesi.

Yıl 1958. Köyden çıkıp kasabada bir hısmını arayan vatandaş, Hanbaşı Mahallesinden emminin birisine Gara Durağın evini sorar, o da vatandaşa yolu tarif eder:

“Çarşının orta yerinden sol yanına dön. Sağ böğründe Terzi Mizafer, sol böğründe Havuşun evini görürsün. Şarmatlılı Gümbül Zeynep Hala’nın elini öp. Hiç durmadan yürü; sağda Dıngıllı Mahmud, solda Kel Apış’ın evi vardır. Kel Apışın camuzlarının yanı sıra Mıhtatların koç sürüsü vardır. Sakın elleşme, tos vururlar da altına gaçırırsın. Zaten Bodo Omar seni yahlaştırmaz ya, hadi neyse! Yolda Salli’ye veya Topuç’a raslarsan selam almadan veya vermeden geçme, sona zopayı yirsin. Oradan devam et, Dıngıllı’nın evinin önünde Hava Pınarını görürsün. Suyu buz gibidir. Soluklanmak istersen bi yudum su iç. Fazla eğleşmeden yürü; sağda Narılin Kamil’in evi, hemen karşısında Mıhtatlar ve Berber Ali’nin evini geç, o yana değil bu yana dön. O yanda Abbas’ın Osman’ın bahçesinin karşısında Gara Nuruş’la, Esdili’nin evleri vardır. Sahın o yana dönme, geri çarşıya gelirsin. Bu yandan yürüdün mü, tam İbiş’le Dabış biraderlerin evlerinin önündesin. Hodgafa Hamamcı Mısdafa’yı geç. Sonra yürü, Gurlağın Osman’ın evini geçip devam et. Solunda Etebağlar’ın, sağında Bektaşlar’ın evlerinin çatal gapılarını görürsün. Heç durmadan yürü; solda Kör Yusuf’un, sol yanında İsmail’in çeşme, üst yamacında harman yeri vardır. Harman yerinde mahallenin çocukları çelik çomak ve uzuneşek oynarlar. Noktalının Hacı Bekir’in Memmet, Guralan Dursun, Fehmiye’nin Ali, Saniye’nin Ahmed’in Ayhan, İlhan, Sacit, Salifa, Dıngıllı’nın Vedat, Bektaşlar’ın Sebahattin, Alper, Altan, Reis’in Feyyaz, Erkan, Etaban Halid’in Salim, Akbucaklı Yusuf Ağa’nın Refik, Arap Ruşen, Gümbül Zeyneb’in Mevlüt, aşağı mahalleden, Mıhtatlar’ın Erol, Esdili’nin Battal, Polat, Halil’in İbram, Çetinler’in Namık, Zübeyir’in Ali, Hüseyin. Sağda Bektaşlar’ın Cihat’ın evi var. Hemen altında Etem Çavuş’un orada dur, tam karşında Sindilli’nin Fadiğin evi var. Ordan gözünü sağa indir, gördün mü, orası Saniye’nin Gamyon Amed’in evidir. Avlusunun gıçından yürü, ecik git, orda dur; tam karşındaki ev, Cırığın İsmail’indir. Sen gözünü yine sola kaydır. Kime sorsan Değirmenci Gara Durağ’ın evini gösterirler. Gara Durağ’ın elinde nacak varsa sakın içeri girme. Arada dellendiği olur.  Zaten tam önüne gelmişsin evin; kapı önünde fazla eğleşme, Eymir’in iti gibi bekleme, çünkü sokaklarda çapar itler gezer, seni de yaban görüp bi yerlerini goparırlar. Gara Duraklarda işini tez bitirip geri çarşıya ineceksen geldiğin yoldan değil, Kese’den inebilirsin. Birilerine sor; Gara Durakla’rdan çık, sağda İsmalanın Feriza’nın evi geç, dibinde Zübeyir’in evi vardır, sol yanında Tekayüdün Halil’in evi geç, sağ yana seğirt, solda Kekeç Gadir’in evi geç, sağ yanında Nüfuscuların Muacir Emirler’in evi vardır. Yürü, Saatci Nedim’in evini garşına al, sağa dön. Aha tam çarşıdasın, bundan kellisine ben garışmam…

Ama yine de tarif et dersen ateş değirmenini sağ yanına al, tam karşında hökümet dohturu Sabri Narman’ı görürsün. Aralık’daki evin solu Kâtip Bekir’in evidir. Tam gıçında Molla Pehli’nin Abdılla’nın evi vardır. Al gözünü aşşa, yürü sağa Arablar’ın Memmed’in Hasan Usta’dan aldığı tükanları geç, Göbekli’nin Gasabın önünde dur, ecik soluhlan. Memmed Ünlü’nün manifaturayı sol yanına al. Uğur’un fırını sağ yanında galır. Paran varısa gir bi çarşı ekmeği alıver. Ecik yürü, solda Bektaşlar’ın mağaza vardır. Gözünü içeri seğirtip baktığında hesap yapan bi adam görürsün. Onun adı Hasan’dır. Bektaşların gasası; hesaplarını kitaplarını yapanıdır. Onun bi adı da İtimat Hasan’dır. Geç orayı Sivazlı gibi yolun ortasından, yürüme, fazla eğleşme Delibaş Köprüsü’nü geç, aha tam sağda otobüsleri görürsün. Var get, hangi cehenneme gideceksen get. Yo Gardaş ben biraz daha yelmek istiyorum dersen kendin bilirsin kelli… Aha söyleyim: sola gitme orası hamama çıkar. Yine de gitmek istersen, Ulusmanların evini sağ böğrüne al yürü ileride sağda Gavasın Bekir’in evi vardır. Gel sen geri dön yorulup galma, caddeyi garşına al sol kesimi takip et, muhacir pastacıyı geç, sol sokağa sapma orda Tevfik Usta’nın, Kazım Bektaş’ın, Çopur Naciye ablanın evi arada kalır biraz daha yürürsen dutluğun gıçına ulaşırsın. Ordan beri doğru gelirsen, Dağlı’nın Hasan’ın evini al önüne Kunduracı Hidayet’in yanından, Mükremin Ünallar’ın önünden Alasların dibinden sol yanında Aramın sinemasından dosdoğru yine çarşıya gelirsin. Çakırlar’ın Ömer’in evinin önünden geçerken sakın Eğriöz tarafına seğirtme gaybolursun, olura yüreyecek olursan sol yanında yazlak,  maşatlık ve de mezerlik uzanır gider. Acıcık sola gıvrılınca Tohtur Rauf Yücel’in evi ardına al dümdüz yürü, dondurmacı Abdullah’ın ordan ters yüz dön, hani bizim Murat Bayar var ya, onların eski eve doğru varma onun şimdiki oturduğu yer, Hasan Ekim’in gayfeyi geç, veznedar Seyit’in evinin dibindedir. Ulan sen haritacımısın başıma tüm gasabayı arşınlayacaksın. Gel ulan bu tarafa bıraksam büyük köhneyi bırakıp gücük köhnede soluklanacaksın. Ama sen yinede Fadime Ememler’in yani Cemal Ka’nın Memmed Emmi’min evinin önünden salkım söğütleri seyrederek otobüsçü Rahmi Abi’nin ordan hemen sağa gıvrıl solda çerkez Bilal’in, Alazlar’ın ordan garşın hökömet binası alnıyın çatısına vurar gibi seni garşılar. Oralarda deli Saffet’le Hasbekli Bekir’e rastlarsan sanada efe, efe baharlarsa sakın elleşme, hem Saffet hem de Hasbekli muştadan ucu kılıç gibi kama taşırlar. Saffet’in omuzundaki, sincaba da elleşme, giydiği körüklü çizmeye bak geç. Düğün derneğe rastlarsan, Kel Apış’ın Osman’ın aynalı, kamalı halay çekişini, Kekili’nin Hamza’nın geriye doğru godaslamasını seyreyle, ikisi de öyle bir halay çekerler ki, Dünya alem çatlayıverir. Bi defasında Hasas’ın camuzlarının bile durup baktığı söylene gelmişdi. Kim söylemiş dersen, gayfenin birinde gubuz atanlardan biri demiş derler… Yelmeye devam ettin diyelim, olura bağlara doğru varırsan ulan sakın ola üzüm kütüklerine yaklaşma, Bekçi Nidam emmi, golunu gırar da eline verir. Seni elinden deli Saffet de alamaz. Biraz dinneniyim dersen, sol yanda Çerkez Bilal’ın Salim’in gavesi vardır. Aha oraya kimler gelmez ki; ehli hukuk Cinimizin Bekir, Kedi Amet, Dotdinin Osman, Çap Celal, Dağlının Hasan, Fehmiye’nin Halid, Alcılı Gasım, Müfdü Atıf Bey, Aram Usda, Kekeç Gadir, Mırığın Memmed, Âşık İhsan, Aksoyların Reis Abdılla, Fırıncı Anişin Mahmut, Reyisin Fevzi, Lokantacı Hayati, Abucaklı Yusuf Ağa, Topal Bahri, Gavasın Bekir, Saar Amed, Gıdak Dayı, Tekkeli’nin Memet, Etabağın Halid, Çakırhacılı Satılmış’ın babası, Bahaddin Hoca, Alaz’ın Üsün, Dombaan Kazım, Kekilli’nin Hamza, Hürüş’ün Gadir, Dabak Ali, Et Gafa’nın Üsüyün, Cırıl Mısdafa, Göbekli’nin Omar, Cemal Kâ’nın Memmed, Fetdahlar’ın İriza, Cubbuli’nin Memeli, Ham Mahmud, Kiremitçiler’in Yusuf, Kamilin Osman, Hod Gafa’nın Mısdafa, Noktalı’nın Hacı Bekir, Nalbant Remzi, Cüfer, Cırıın İsmail, Gücü İsmail’in Hacı, Tatar Yunus, Asım Yeşil, Cöför Jipci Kani, Salifa Yücel, Boynu Eğri…

Gel istersen Mahir’in gayfeye gir. Aha orda Acemoğlu, Kekeç Ali, Avukat Nihat, Bektaşların Hüsni, Pinti Refik, Nazım Bektaş, Yemenler’in Şeref, Hızarcı Abdulla Emmi, Narilin Kamil’in Coşkun, Tevfik Usta’nın Gürbüz, Zabit Katibi Çopur Yusuf, Aliye’nin Haceli, Cumafakılı öğretmen Doğan, öğretmen Muhsin Şener, Zübeyir’in Üsün, Kedi Ahmet’in Hasan, Nurettin, Hayri gardaşlar, Cemal Ka’nın İlhan, Kamil’in Memmet, muhacir kasap Köroğlu, Dıngıllı’nın Hasan, Cennet’in Celal, Tomboş’un Mustafa, Eteban Hasan, Dondurmacı’nın Muhlis, Halis öğretmen, bıyıklı Nurettin, Noktalı’nın Hüseyin, Sindilli’nin Fadin Osman, Memili’nin Osman,  Garaburunlu sarı İbram, Gara Memmet, Hasan Ekim, terzi Ali Osman, Fehmiye’nin Necip, Çil İbiş, Gözüböyükler’den Hayrettin, Nusrettin…

Aha bu saydıhlarımın yanında iki saat durursan, gavâne profösörü olur çıharsın.

Biraz oyun seyredeyim dersen;

Dutlukda ise, fotoğrafçı Asım’ın Şener, Bektaşlar’ın Duygu, Tevfik ustanın Ali, Zeynep ablanın Mevlüt, Mehmet Ünlü’nün Memduh, Turgay, Tuncay, Kadir ağanın Nevzat, Baytar’ın Yalçın, Mükremin Ünal, Hasan Ünal, Garbiz, Nuran, Hasasın Ali, Kel Hakkı’nın Zamir; Yozgat yolu harmanlığında, Saar Ahmet’in Erhan, fırıncının Bekir, Haceli’nin Tevfik, Necati, Çerkez Bilal’in Yılmaz, Alazın Yaşar, Zahir Çil İbiş’in Yaşar, Gara Hüseyin, Cemal Ka’nın İlhan, Ali, Salim, Üseyin, Cumhur…”

                                                                     ***

Garışmam diyorsun ya gözünün bebeğini yediğim emmim, bi de garışsaydın ya! Kel Ali’nin bağı ettin gasabayı…  

SALİM TAŞÇI

Author: Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*