Doğan Özmen / Sorgun Postası

Sorgun’ da gazetecilik dediğimizde aklımıza gelen önemli gazetelerden biri “Sorgun Postası”dır. Sorgun Postası dediğimizde gazete ile özdeşleşen isim ise Doğan Özmen’dir.

Peki, Sorgun’da gazetecilik anlamında uzun yıllar ayakta kalmayı başaran Doğan Özmen kimdir, gazetecilik hayatı nasıl başlamıştır? Sorgun Düşünce Kulübü olarak Sayın Doğan Özmen ile bir söyleşi yaptık.

Doğan Özmen 1935 yılında Sorgun’un Aşağı Cuma Fakılı köyünde eğitmen bir babanın beş çocuğunun ikincisi olarak dünyaya geldi. İlkokulu üçüncü sınıfa kadar babasının eğitimi dâhilinde okumak suretiyle Aşağı Cuma Fakılı köyünde tamamladı. 1949 yılında Kayseri Pazarören Köy Enstitüsünü kazandı ve 1955 yılında enstitüyü tamamladı.

Enstitüden öğretmen olarak mezun olan Doğan Özmen Sorgun’un Babalı köyünde ilk görevine başladı. İki yıl Babalı köyünde öğretmenlik yaptıktan sonra 1957 yılında o zamanlar Sorgun’un tek ilkokulu olan Yeşilyurt İlkokulunda göreve başladı. Burada 1969 yılına kadar görev yaptıktan sonra, 1969 yılında Sorgun Halk Eğim Merkezinin kurucu müdürü oldu ve 1978 yılına kadar buradaki görevine devam etti.

1978 yılında Yeni Mahalle İlkokuluna öğretmen olarak atandı ve 9 Eylül 1980 de (12 Eylül ihtilalinden 3 gün önce) öğretmenlik mesleğinden emekli oldu.

28 Kasım 1980 yılında ise Sorgun Cengiz Topel Caddesinde “Özmen Matbaa ve Gazete” olarak kurduğu ilk iş yerinde “Sorgun Postası” adıyla gazete çıkarmaya başladı. (Neden gazeteciliği seçtiğini ise Sayın Doğan Özmen Hocamız kendi ifadesiyle; ‘’ Sermaye yok, merak çoktu’’ şeklinde özetledi.)

Sorgun ile ilgili haber getiren, götüren anlamında gazetenin ismi “Sorgun Postası” olarak belirlendi.

28 Kasım 1980’ den 2002 yılına kadar gazete iki sayfa ve haftalık olarak çıkarıldı. 2002 yılından günümüze dek ise gazete günlük ve dört sayfa olarak çıkarılmaktadır. Gazetenin ayrıca internet üzerinden yayını da bulunmaktadır. (http://www.sorgunpostasi.com/)

Kurulduğundan bu yana gazetenin baskısına hiç ara verilmedi. Gazetenin yerel ve ulusal basından, eski bürokratlardan olmak üzere çok sayıda yazanı bulunmaktadır.

Doğan Özmen gazetecilik hayatından bahsederken, küçük yerlerde yazmanın zorluğundan bahsetti: “Yazarsın kızarlar, yazmazsın kızarlar. Kısaca buralarda gazetecilik ateşten gömlek giymek gibidir. Bir dalı sallarsın kırk dal sallanır.”

Gazetenin ilk kurulduğunda en zorlanılan hususun ise haber bulmak olduğunu belirtti. Gazetenin kuruluşunun ihtilale denk gelmesinin de ayrı zorluk olduğunu ifade etti. Şu an ise hem resmi kurumlar, hem aboneler, hem de reklam ilan gelirleri ile ayakta durduklarını ifade etti.

Gazetecilik gerçekten her yönüyle zor bir meslektir.  Hele hele Sorgun’da gazetecilik yapmak daha da zordur. Bugün, nüfus yapısı açısından küçük olan ilçelerde, haber yaptığını, yarın sokakta görebiliyorsun.  Bir kimse, memnun olmadığı bir haberden dolayı elinde olan imkânları sizin ve gazeteniz aleyhinize kullanabiliyor.

“Herhangi bir sohbette istediğinizi konuşursunuz. Konuştuğunuz cümleleri ve sözcükleri seçme zorunluluğunuz olmaz. Tarihi bir olaydan bahsetseniz tarihi vermeseniz,  hatalı söyleseniz, baltayı taşa da vursanız sorun olmaz. Ama bu söylediklerinizi yazıya aktarmanız gerekse, hele bunu bir de gazete de yazacaksanız, kırk ölçüp bir biçmek durumunda kalırsınız. Gazetelerde hata yapamazsınız. İlçe küçükte olsa, bilmeden yazamazsınız. Çünkü gazetede yazdıklarınız kitapta yazdıklarınız artık kalıcıdır ve sizi bağlar. Bir hatanız varsa herkes eleştirmen kesilir. Hatanızı yıllar sonra bile yüzünüzse vurabilirler ve bu yüzden her zaman dikkat etmek zorundasınız.”

Küçük ilçelerde gazetecilik maraton yarışı gibidir. Bir nefesiniz kesilmeye görsün… Uzun soluklu olmalısınız. Pes etmemeniz lazım. Her söylenileni dikkate almamalı, her şeye kulak asmamalısınız. Bütçe zaten sınırlı; ne reklam geliri, ne de tatmin edici abone sayınız var.” Hatta Doğan Özmen’in deyimiyle; “tüm bu şartlarda çoğu zaman gazeteyi bedava dağıtırsınız.”

Uzun yıllar, uzun nefesle ayakta kalmayı başaran Sorgun Postası’na uzun soluklu hayatlar dileriz.

Şartlara ve yıllara aldırmadan bir çınar gibi ayakta kalmanın en güzel timsalini sergileyen eğitimci ve gazeteci Doğan ÖZMEN’ in hayatı Sorgun’a adanmış. 1980’li yıllarda ihtilalden hemen önce Sorgun’da gazetecilik yapmaya aday olmak… Misyon olarak da “Dünyanın En Özgür Gazetesi” fikrini benimsemek bir gözü karalık örneğidir. Ama cesur olmak lazımdı. 1980’ li yıllardan günümüze gazeteyi ayakta tutarak hayatta kalmak belki de bu gözü karalığın, pes etmemenin, her şeye rağmen kimseye küsmemenin, cesaretin ve Sorgun sevgisinin bir sonucu idi. Bedeli çoğu zaman bedava gazete dağıtmak olsa bile…

Sorgun Düşünce Kulübü (SDK) olarak yayınladığımız yazıları yayınlayan Sorgun Postası’na, çok değerli kurucusu Sayın Doğan ÖZMEN’e ve Şahin ÖZMEN’ e teşekkürlerimizi iletiriz.

Nice sağlıklı yıllara…

 

SORGUN DÜŞÜNCE KULÜBÜ

Author: sevare

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*