İyilik İnsan Olmaktır!

Modern dünyada iyilik, karşılık beklemeden sergilenmeyecek bir tavırdır.

İyilik, alış veriş mantığında olan bir kültürdür. Selamlaşmanın, yardımlaşmanın şüpheyle bakıldığı ve sorgulandığı bir yaşam biçimidir batı dünyasında iyilik. O dünyada olumlu olan her tutum ve davranışının arka planında şüpheleri barındıran bir yaşam felsefesi hâkimdir.

 

“Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır”  düşüncesinin hakim olduğu bir kültürden gelmekteyiz. Davranışlarımızla, iç zenginliğimizi çevremize bıraktığımız unutulmaz izlerimiz vardır. Çünkü hayatından lezzet alanın güzel gördüğünü biliriz. Güzel görenin de iyiliği hayatının vazgeçilmezi yaptığını anlarız.

 

Modern dünya bir nebze olsun bu alanla ilgili olarak “yarısı dolu” felsefesini getirmeye çalıştı. Çok zayıf olan ve cılız kalan bu düşünce bireyin buhranlarının azalmasına vesile olamamıştır. Çünkü çevresi,  diğer yarısının boş olduğunu haykıran uyaranlarla doludur.  Çok bireysel bir çabadan öte gidemeyen bu düşünce bir süre sonra kendini imha etmiştir.

Ama sahip olduğumuz temel değerlerimiz ve inancımız bize iyiliği emretmektedir. Bu değerler, iyilikle yaşamanın kalitesini bu dünyada görürken, devam eden mükâfatını da öbür âlemde alacağımızı vaat etmektedir.

 

İnancımız,  başkalarına “hüsn-ü zan” ile bakmamızı önerir. Bu bakış, olanları daha sağlıklı düşünmemize ve değerlendirmemize katkılar sağlamaktadır. Böyle bir duruş olayları daha net görebilmemize, doğru kararlar verebilmemize, ihtiyaçlara doğru yaklaşım sağlamamıza yardımcı olacaktır. İyiliği hayatın merkezine almak, modern dünyanın karmaşıklığından kurtulmak isteyen insanın can simidi gibidir. O yüzden iyilik; suya düşen bir damlanın oluşturduğu halkalar gibi yayılır. Ve bir kâinatı kaplar.

 

Popüler kültürün etkisiyle hane halkı sayısını az tutmaya çalışan, yaşlılarından en kısa zamanda kurtulmak için birçok bahaneler üreten, çocuklarından gerçek sevgiyi esirgeyen, sevgi yerine maddeyi koyan, dinlemeyi zaman kaybı olarak görüp duyguları anlamadan emirler yağdıran, evine gelen misafire tatlı tebessüm yerine tatlandırılmış maddeler sunan, güçlü olduğunu zannederek kulakları tırmalayan, saygıyı güce bağlayan, çocuklarını başkalarının sahip olduklarına göre yarışa hazırlayan, huzuru maddenin varlığında bulmaya çalışan aileler! İyilik neden hayatınız olmasın ki?

 

İş yerini besmele ile açmayan, aynı işi yapan komşu esnafın iflasını içten içe sevinerek izleyen, ailesinin rızkını almaya vesile kılınan işyerine azla yetinmeyerek sahip çıkmayan, işinin en iyisi olmaktan çok az masrafla kaliteyi gözetmeden aç gözlülük yapan, vergisini vermemek için her türlü oyunlara başvuran, infak etmenin bir zül olduğunu düşünen, dürüstlüğü ticaretin bir kuralı olarak görmeyen, borcunu olabildiğince uzatmayı bir ikna kabiliyeti olarak düşünen, yanımda “üniversiteli çalıştırıyorum” diyerek okumanın önemini anlamak istemeyen patron ve yöneticiler! Neden iyilik artık hayatınız olmasın ki?

 

Sokaklarda düşkünlere, yaşlılara yardım etmeyerek onlarla eğlenenler, kaldırımlara neden olacağı sağlık problemlerini düşünmeden tükürenler, başkasına verebileceği rahatsızlığı düşünmeden yüksek sesle müzik dinleyen gençler, milletin vergileriyle yapılan cadde ve parklarda bulunan eşyalara zarar vermeyi marifet sananlar!  Hayatınızı kendinize bir iyilik yaparak değiştirmeye ne diyorsunuz?

 

Geleceğini düşünmeden çocukların anlık tepkilerine karşı yaralayıcı tutum sergileyen eğitimciler, gelen hastasının insani özelliklerinden ziyade soyadına göre farklı tedavi süreci başlatan doktorlar, çağın ihtiyaçlarını iyi analiz etmeden rutin uygulamaların dışına çıkmayan din görevlileri, sadece seçim gününe odaklanan ve o gün geçtikten sonra vaatlerini unutarak vatanı ve milletinden önce kendisi için çalışan siyasetçiler, asgari ücretlilerin işsizlik korkularını kullanan, onları sömüren ve yüzlerce çalışanı olan büyük şirket patronları, fazladan iki yolcu daha alayım derken insanların hayatını hiçe sayan toplu taşıma sürücüleri! Bir iyilikle başlayarak hayatlarımızı değiştirmede kahraman olmanın zamanı gelmedi mi?

 

Belki de, iyiliği sadece maddi bir yardım olarak gördüğümüzdendir yaşadıklarımız. İyilik bir tebessümdür, iyilik bir selamlaşmadır, iyilik işini dürüstçe yapmaktır, iyilik bir yaşlıya yer vermektir, iyilik çocuğuna sevgi ve saygı göstermektir. Aslında iyilik insan olmaktır.

Author: Site varsayılanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*