Kırmızı mı? Alıver Gitsin!

Uzun zamandır renklerin dilini merak etmişimdir. Etrafımdaki insanların her zaman sordukları sorulardan biridir; “gerçekten renklerin de dili var mıdır acaba, bizlere ne demek istiyorlar?” veya şöyle de sorabiliriz; “Renkler olmasa idi acaba hayatımızda neler değişecekti?” Düşünün çevrenizdeki her şeyin beyaz ya da gri tonlarda olduğunu… Hepimiz, “ne kadar saçma olurdu değil mi?” diyeceğiz.  Oysa renklilik hem hayatımızı kolaylaştırmış, hem de bize verdiği manalar çok farklı olmuş. Allah’ın bir mucizesini daha buradan çok rahat görebileceğiz.

Bu gün kırmızı renk hakkında bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum. Dilimizde kırmızı renge, al ya da kızıl da demişiz. Kırmızı ışın frekansı en düşük, dalga boyu da en büyük olduğundan dolayı gözümüze ilk çarpan; yani albenisi olan, her yerde dikkati kendine doğru çekebilen bir renktir. Hani derler ya; “Üç kuruş fazla olsun ama kırmızı olsun” darbımesel olmuş dilimizde. Odalarımızda, giysilerimizde veya kitaplarımızda hep ağırlıktadır kırımızı renk, ya da hiç düşünemeyeceğimiz bir tarzda da çıkıverir bu ihtişamlı renk.

Enerjinizin düştüğünü hissediyorsanız, hemen kırmızı ortamlarda bir şeyler yiyin ve ya için. Size ayrı bir enerji ve tutku verecektir.

Bayrağımıza da rengini veren kırmızı, hâkimiyet duygularınızın ortaya çıkmasını da sağlar.

Eğer iştahınızın açılmasını istiyorsanız, kırmızı rengin ağır olduğu bir ortamda yemeklerinizi yiyin, ya da kırmızı ton ağırlıklı bir lokantayı tercih edin, çünkü müthiş iştah açıcıdır. Zayıflamak isteyenler de kesinlikle bu ton renkli yerlerde bir şeyler yemesinler.

Ama şunu da söylemek zorundayım ki, müthiş bir şekilde tansiyonun yükselmesine de neden olabiliyor. Yani, tansiyon hastaları renk yönünden ağırlıkta olan kırmızılı ortamlardan uzak dursunlar. Burada boğaların neden kırmızıya saldırdığı da merak edilebilir, ancak renk körü olan boğalar bildiğimizin aksine kırmızı renge değil sallanan beze saldırırlar.

Karşınızdakini etkilemek istiyorsanız da kırmızı giyin derim. Eğer iş odaklı değil de ben odaklı olayım diyorsanız, vazgeçilmez renktir kırmızı. Çünkü karşınızdaki kişi artık kırmızı renk ile uğraşmaktan başka şeye konsantre olamayacaktır. Önemli bir sunum yapıyorsanız ve sunuma odaklanılmasını istiyorsanız, kırmızıdan uzak durun.

Çocuklarınızı eğlendirmek istiyorsanız da kırmızı renkli oyuncaklar alın. Renksiz oyuncaklardan ne kadar farklı bir şekilde oyunlar oynadıklarını veya daha fazla vakit geçirdiklerini göreceksiniz. Fakat odalarının kırmızı tonda olmamasına dikkat edin, gözlerini yormasınlar.

Kendinizi hala genç görmek istiyorsanız kırmızılı şeyler giyinin, sizin genç olduğunuzu hem karşınızdakine hem de kendinize hissettirecektir. Böylece yıllara meydan okuyacaksınız. Ya da kırmızı bir spor arabası alın, yollar sizin…

Yakın mesafeli yerlerde kırmızı levhalı işaretleri de bolca görürsünüz.  Çünkü göz ilk o levhaya odaklanır.

Özellikle devamlı oturduğunuz odalarda yoğun kırmızı renkli eşyaların olmasını tavsiye etmiyorum. Çünkü devamlı kırmızı renkler ile gözlerinizin temasta olması, sizleri müthiş bir şekilde duyarsız yapabilir ya da kabalık duygularınızı arttırabilir, hatta saldırganlaşabilirsiniz bile, benden söylemesi…

Kırmızı renkli sebze ve meyveleri de hayatınızdan asla çıkarmayın. İçerdikleri flavanoid ve likopenden dolayı bazı kanser türlerinin, kalp rahatsızlıklarının, nörolojik rahatsızlıkların oluşumunu engelleyici özellikleri de olduğu bilinmektedir.

Kırmızının cazibesi hayatın önemli bir parçası ve bir o kadar da riski… Bu albenili rengi hayatınıza dâhil ederken zekice düşün derim.

 

Prof. Dr. Hamdi TEMEL

Author: Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*