Kitap İncelemesi: “Sorgun Kökenli Değerlerimiz”/Prof. Dr. Rauf Yücel

Rauf Yücel ve Sorgun Düşünce Kulübü

Prof Dr. Rauf Yücel ile Sorgun Düşünce Kulübü’nün yolu bundan yaklaşık sekiz yıl önce anılarını konu alan “Sorgun’dan Çıktım Yola” adlı üç ciltlik serinin ilk cildi üzerine hazırladığımız dosyamız vesilesiyle kesişti ve o günden sonra hiç kopmadık.

Serinin üçüncü cildi için yazmış olduğum değerlendirmenin son bölümünde Rauf Hocamızı tarif ederken şu ifadeleri kullanmışım:

“Rauf Yücel’in, insana değer veren, kadirşinas bir kişiliğe sahip olmasından dolayı, yolu bir şekilde kesiştiği birçok kişiyle makam/mevki gözetmeden bağını koparmayıp bugünlere getirmeyi başarması takdire şayan bir meziyet. İlişkilerin yapaylaştığı ve yüzeyselleştiği, arkadaşlıkların çıkara endekslendiği, hakiki dost bulmanın neredeyse imkânsızlaştığı günümüz dünyasında Rauf Hoca’nın bugünlere taşıdığı köklü dostluklar onun en büyük serveti olsa gerek.”

Aradan geçen zaman içinde yaşadıklarımız, Rauf Hoca hakkında yukarıdaki düşüncelerimi daha da pekiştirdi.

Hocayla tanışmamıza vesile olan Sorgun’dan Çıktım Yola adlı çalışma, biz Sorgun Düşünce Kulübü üyeleri tarafından büyük bir ilgiyle takip edildi ve her cildi ayrı ayrı dosya konusu yapılarak değerlendirildi. İlk cildi için 2013 yılında yazmış olduğum değerlendirmeden alıntıladığım şu paragraflar, eserin Sorgun tarihi ve kültürü için değerine vurgu yapıyor:

“Yaş ortalaması 40 civarı olan biz Sorgun Düşünce Kulübü üyeleri için bundan 60 yıl ve daha öncesinin Sorgun’unu, bizzat yaşayan bir tanığın kaleminden okuma fırsatı elde etmek şüphesiz ki çok önemli. Elbette bizler de kendi aile büyüklerimizden eskiye dair çok şey duyduk ve dinledik, lakin bu çapta sistematik bir çalışmayla ilk kez karşılaşıyoruz. Eser bu niteliğiyle de bildiğim kadarıyla bir ilk ve bu açıdan çok önemli bir boşluğu dolduruyor.”

“Yücel ailesi özelinde Sorgun’un yakın tarihine ışık tutan çok değerli bilgiler içeren ve bu açıdan bir kaynak kitap olarak her zaman başvurulacak kalitede özgün bir eser olan Sorgun’dan Çıktım Yola, bu türde yazılan ilk ve en kapsamlı eser olması sebebiyle de öncü bir misyon taşımaktadır. Bu kitap, anılarını yazmak düşüncesi taşıdığı halde bunu hayata geçiremeyen Sorgunlulara yol gösterecek ve cesaret verecektir. Kim bilir içimizden birine, bir SDK üyesine ilham verecektir.”

Hem eserin önemini hem de Rauf Yücel’in kişiliği ve SDK açısından değerini özetleyen, son cilde dair yazdıklarımın son cümlelerini de tekrar paylaşmak isterim:

“Prof. Dr. Rauf Yücel’in “Sorgun’da Çıktım Yola” adlı üç ciltlik hayat hikâyesi, dolu dolu yaşanmış bir ömrün süzgecinden geçmiş, altın değerinde dersler içeren paha biçilmez birçok tecrübe barındırıyor. Eseri anlamlı hale getiren de bu yönüyle çok zengin oluşu. Biz Sorgun Düşünce Kulübü ailesi olarak, değerli büyüğümüz Rauf Yücel Hocamızın yedi yılda tamamladığı bu kıymetli çalışmasını başından beri çok önemsedik ve ne mutlu ki her üç cildi de ayrı ayrı dosya konusu yaparak inceleyip değerlendirdik. Rauf Hocamız sağ olsun, bizim ilgimize hep misliyle mukabele edip çalışmalarımızı yakından takip etti ve destekledi. Bununla da yetinmeyip anılarının son cildinde bizlerden de bahsetme inceliği gösterdi. Kendisine çok teşekkür ediyor, kurmuş olduğumuz dostluğun Allah ömür verdikçe devam etmesini diliyorum.”

Şükür ki Hocamızla dostluğumuz her geçen gün güçlenerek devam etti. Biz ona bir adım attıysak, o bize üç adımla geldi. İstanbul’a geldiği dönemlerde vakti müsait oldukça toplantılarımıza katıldı. Faydalı sohbetler yaptık, güzel anılar biriktirdik.

Aylık dosyalarımızı ilk okuyan, yorumlarıyla ilk geri bildirimde bulunan hep o oldu. Akademisyenlik geçmişinden, üniversite hocalığından kaynaklı olsa gerek, her zaman ciddiyetle sürdürdü bu alışkanlığı. Yeri geldi, takdirlerle, övgülerle dolu mesajlar gönderdi, bize moral verdi; yeri geldi tatlı sert eleştirilerle, babacan bir öğretmen tavrıyla bizleri uyarmaktan geri durmadı. Fakat, ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin, hep samimi ve sahici oldu. Yapmacık davranışlara hiç tenezzül etmedi, tribünlere oynamadı!

Bazı organizasyonlarda fahri başkanlık makamı olur ya, işte biz de Rauf Hoca’yı Sorgun Düşünce Kulübünün fahri başkanı görüyoruz.

“Sorgun Kökenli Değerlerimiz”

Rauf Hoca yedi yıllık emeğin ürünü olan anılarından sonra boş durmak istemiyor, bizlerle de zaman zaman istişarelerde bulunuyordu. Son kitabı ve bu yazının da konusu olan “Sorgun Kökenli Değerlerimiz” adlı esere dair niyetini bizimle o dönemlerde paylaşmış, biz de bu fikri desteklemiş ve Hocayı bu konuda teşvik etmiştik. Ben açıkçası Rauf Yücel’in böyle bir çalışmaya niyetlenmesinde Sorgun Düşünce Kulübü olarak hazırladığımız Sorgun’dan yetişen şahsiyetlere dair eser/yazar incelemelerinin, Sorgunlu Akademisyenler, Portreler gibi dosyalarımızın etkili olduğunu düşünüyorum.

Rauf Hoca kitabı yazmaya karar verdikten sonra yoğun şekilde çalışmaya başladı. Üç yıl boyunca yüzlerce telefon görüşmesi, bir o kadar yazışma, onlarca ziyaret gerçekleştirdi. Kendisine gönderilen yazıların redaksiyonuna ve kitabın formatına uyarlanmasına ciddi emek sarf etti. Bazı yazılar için günlerini verdiği oldu.

Bizler de yeri geldiğinde isim önerileri getirerek veya kişilere ulaşmadığında devreye girerek bu değerli esere katkı vermeye çalıştık. Yani sofrada bizim de tuzumuz oldu diyebilirim. Eserin basıldığını görmek bizi bu yönüyle de çok mutlu etti. Rauf Hoca, eseri başka yayınevleri aracılığıyla bastırabilecek olmasına rağmen özellikle Sorgun Belediyesi tarafından basılmasını ve Sorgun’a mal olmasını istedi. Basım sürecinde yaşanan hesapta olmayan gecikmelere rağmen hiç moralini bozmadı ve sabırla bekledi. Hiçbir maddi karşılık talep etmeden memleketine vefa borcunu ödeme vesilesi olarak gördüğü bu kültür hizmeti, Hocanın Sorgun sevgisinin en somut örneklerinden biri oldu.

Eser; akademisyenler, askerler, belediye başkanları, üst düzey bürokratlar, gazeteciler, iş adamları/sanayiciler, öğretmenler/öğreticiler, parlamenterler, sanatçılar, sporcular, şairler/yazarlar, din adamları ve Sorgun merkezde geçmişte öne çıkan ünlüler olmak üzere 13 gruptan toplam 232 kişinin kısa hayat hikayesini içeriyor. Biyografi dememeyi özellikle tercih ettim, çünkü kaleme alınanlar kuru birer biyografinin ötesinde, Rauf Hoca’nın özellikle tasarladığı bir formatta, sıcak ve samimi bir dille yazılmış hayat hikayeleri gerçekten de. Eser bu yönüyle de farklı, özgün ve kalıcı bir çalışma niteliğinde.

Rauf Hoca, bir akademisyen yaklaşımıyla kategorileri belirledikten sonra her bir kategori için temel kriterleri oluşturdu ve kitapta yer alan kişileri seçerken bu kriterleri kolay kolay esnetmedi. Bu hassasiyetine bizzat şahit oldum. Bu durum, Sorgun’a mesleki unvanının çok ötesinde hizmeti olmuş bazı tanınmış şahsiyetlerin kitabın kapsamı dışında kalmasına sebep oldu belki de. Eser ileride tekrar basılırsa belki bu gözle yeniden değerlendirilerek kapsamı genişletilebilir.

Rauf Hoca kitabın önsözünde “İstedim ki, her kesimden öne çıkan değerlerimize bu çalışmada yer vereyim. İleriye dönük bir kaynak, bir başvuru kitabı olsun. Eminim, bizim kategorize ettiğimiz kesimler içerisinde, adı bize bildirilmeyen, ya da bildirilip de benim ulaşamadığım belki de daha onlarca değerimiz bulunmaktadır. Kendilerine ulaşamadığım bu hemşehrilerim, ne olur beni bağışlasınlar.” diyerek bu bağlamda kitaba yönelebilecek muhtemel eleştirileri de peşinen cevaplamış. Bu cümleler aynı zamanda kitabın arka kapak yazısı olarak öne çıkarılmış.

Sorgun’dan yaklaşık 60 yıl önce ayrılmasına rağmen, doğduğu topraklarla bağını hiç koparmayan, seksenini devirmesine rağmen memleketine vefa borcunu ödeme kaygısıyla çalışmaya ve üretmeye devam eden Rauf Yücel, hepimiz için bir örnek, bir rol model. Bu yaşında, bunca risk ve sorumluluk alarak bu işlere girişmek yerine, mesleğinin zirvesinde emekli olmuşken hayatının kalanını etliye sütlüye karışmadan rahat içinde sürdürebilirdi pekala.

Rahmetli Neşet Ertaş’ın “Aşk ile çalışan yorulmaz!” sözünün vücut bulmuş örneklerinden olan Rauf Yücel Hocamıza, layık olmadığım halde şahsımı da dahil etme inceliği gösterdiği bu değerli ve anlamlı eseri için teşekkür ediyor; kendisine sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum.

Yazıma son verirken, Rauf Hoca’nın yazmaya ve üretmeye devam ettiğini; bunlardan birinin emeklilikte yerleştiği Antalya Kemer/Göynük günlerini konu alan, anılarının devamı özelliği taşıyan ve bu yıl içerisinde Kemer Belediyesi Kültür Yayınlarının 1 no’lu eseri olarak “Kemer’de Yaşıyorum” adıyla yayınlanan kitap olduğuna da değinmek isterim. Kitap, “Sorgun’dan Çıktım Yola” serisinden aşina olduğumuz dil ve üslupla yazılmış, okuması oldukça keyifli bir çalışma. Yazılanlardan anlıyoruz ki Hoca’nın Kemer’deki hayatı sosyal açıdan oldukça aktif ve hareketli. Rauf Hoca, bu kitap vesilesiyle Kemer’e olan vefa borcunu da öderken, orada da bir iz bırakmış oldu. Kendisini bu kitabı için de tebrik ediyorum.

Rauf Hocamız hızını almışken belli ki durmayacak. Söz konusu Rauf Yücel ise her an yeni bir sürprize hazırlıklı olmak lazım. Özellikle Sorgunluların takipte kalmasında fayda var.

Abdullah ALPAYDIN

SORGUN DÜŞÜNCE KULÜBÜ

Author: Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*