Kitap İncelemesi: Yozgat Sorgun İlçesi Ağzı/Adem Ümüt

Modernist ideoloji tek tipçidir. Farklılıkları göz ardı eder. Bu anlayışın ideal insan tarifi şöyledir: Batılı, beyaz, kentli. Bu tanıma uymayanlar geri kalmıştır ve ikinci sınıftır. Türkiye’nin Batılılaşma/modernleşme sürecini yöneten bürokratik elitler de geleneksel halk kitlelerinin geçmişten getirdiği değerleri ve kültürel unsurları gelişmeye engel görerek küçümsemiş, ülkenin bir an önce muasır toplumlar seviyesine çıkabilmesi için tepeden inmeci bir kültürel dönüşüm modelini benimsemiştir.

Bu anlayışın egemen olduğu dünyada yerellik çoğu zaman küçümsenen, alaya alınan ve geliştirilmesi gereken adeta bir kusur muamelesi gördü. Özellikle 60’lı-70’li yıllarda köyden kente göç etmiş gruplar bu muameleden muzdarip oldular. Bu sebeple de gelenekleri, yaşam tarzları, giyim kuşamları, şiveleri vb. kültürel aidiyetlerini mümkün olduğunca bastırmak zorunda hissettiler. 80’lerin sonlarına kadar bu böyle devam etti diyebiliriz.

90 sonrası ise yerelliğe dönüş başladı. Şehirde artık kök salan, işi güç, ev bark sahibi olan taşralılar belki de nüfus olarak çoğunluk haline gelmiş olmanın verdiği özgüvenle kendi öz değerlerini yeniden keşfetmeye başladılar ve bunları yeni kuşaklara aktarma ihtiyacı hissettiler. Bir başka ifadeyle, bir zamanlar belki de utandıkları özelliklerinin aslında bir zenginlik olduğunun farkına vardılar. Akabinde hızlı bir sosyalleşme ve örgütlenme süreci başladı. Köy-kasaba-il dernekleri vs. birçok oluşum meydana getirildi. İstanbul gibi büyük şehirlerde artık birçok farklı yöresel etkinlik düzenleniyor. Bu etkinliklerde o yörenin mutfağı, gelenekleri, giyim-kuşamı, sanat ve zanaat ürünleri, dili, şivesi vb. tüm kültürel unsurları tanıtılıyor.

Mensubu olduğum Sorgun Düşünce Kulübü de aslında benzer bir ihtiyacın neticesinde ortaya çıktı. Üniversite eğitimi için İstanbul’a gelen, sonrasında burada yerleşerek memleketine dönmeyen bir grup Sorgunlunun ön ayak olduğu bu oluşumun 10 yıldır yürütmekte olduğu faaliyetlerin ana eksenini kültür sahasındaki çalışmalar oluşturuyor. Bu zaman zarfında unutulmaya yüz tutmuş birçok kültür unsurumuzu gündeme getirerek dikkat çektik. Bunun yanında bu sahada emek vermiş insanlarımızı ve eserlerini tanıtarak destek olduk.

Sorgun Ağzı hem toplantılarımızda hem de yazılarımızda önemsediğimiz, geçmişimizle ve geleneklerimizle aramızda köprü vazifesi gören bizi biz yapan unsurların başında geliyor. Bu sahada son dönemde akademik çalışmalar da yapılmaya başlandı. Bunlardan ilki hemşehrimiz Doç. Dr. Bayram Durbilmez’in “Sorgun ve Yöresi Ağızları” konulu 1992 tarihli mezuniyet tezi. İkincisi ise bu yazımızda değineceğimiz “Yozgat Sorgun İlçesi Ağzı” adlı Adem Ümüt’ün 2006 tarihli yüksek lisans tezi.

Çalışmanın önsözü şu cümlelerle başlıyor: “Ağız araştırmaları, Türkçemizin zenginliklerinin ortaya çıkarılmasında önemli bir yere sahiptir. Bu husus, bütün Türkologlar tarafından da kabul edilmektedir. Günümüze kadar ağız alanında birçok çalışmanın yapılması, bu kabulün bir sonucudur; fakat bu çalışmaları, dilimizin inceliklerinin araştırılması bakımından yeterli görmek mümkün değildir. Her çalışma kendi bölgesindeki bir açığı kapatmıştır; ancak üzerinde gerektiği gibi çalışılmamış daha birçok bölge vardır. Bu çalışmaya konu olan Yozgat’ın Sorgun ilçesi ağzı da bunlardan biridir. Bölge üzerinde su ana kadar yapılmış sadece bir lisans tezi vardır.” (Bayram Durbilmez’in çalışması)

Yazarın Sorgun’u seçmesinde öğretmen olarak bölgede çalışması etkili olmuş. Bu aynı zamanda işini oldukça kolaylaştırmış. Bu çalışma, Sorgun ilçe merkezi ve ilçeye bağlı 20 köyün tümünde konuşulan ağzın incelenmesinden ibaret. İnceleme, bölge ağzından yapılmış derlemelere dayanmakta. Derleme metinler aslında 250 sayfa tutarında olmakla birlikte bunların arasından bölge ağzını en iyi temsil edebilecek nitelikte olanları seçilmiş. Böylece 26 kaynak kişiye ait 117 sayfa tutarında bir metinler bölümü oluşturulmuş.

Kaynak kişiler, ilgili yerleşim merkezinin yerli ahalisinden, tercihen okuryazarlığı olmayanlardan, en az tahsil görenlerden, ait olduğu yerleşim biriminden hiç çıkmamış ya da en az çıkmış ve dış yapısı bozulmamış olanlardan seçilmiş. Derlenen metinler yazıya aktarılırken Prof. Dr. Ahmet Bican ERCİLASUN tarafından “Ağız Araştırmaları Bilgi Şöleni”nde sunulan çeviri yazı işaretleri kullanılmış.

“Yozgat Sorgun İlçesi Ağzı” adlı bu çalışma, “Giriş”, “Ses Bilgisi”, “Şekil Bilgisi”, “Sonuç”, “Metinler”, ve “Sözlük” bölümlerinden oluşmaktadır. “Giriş” bölümünde bölgenin coğrafyası, tarihi ve nüfus yapısını ele alınmış. “Ses Bilgisi” ve “Şekil Bilgisi” bölümlerinde bölgenin ağız özellikleri, derlenilen metinlerden hareketle ayrıntılı olarak incelenmiş. “Sonuç” bölümünde ise yazarın incelemeleri neticesinde tespit ettiği hususlar maddeler halinde verilmiş.

“Metinler” bölümünde çalışmaya esas olan 26 metin yer almakta. “Sözlük” bölümünde ise “Metinler” bölümünde geçen yöresel kelimelerle, fonetik yapıları yazı dilimize göre değişikliğe uğramış kelimelerin yazı dilindeki karşılıkları verilmiş. Fonetik değişikliğe uğramış ancak anlamı herkes tarafından çıkarılabilen kelimelere sözlükte yer verilmemiş.

Bu sahanın uzmanı olmadığım için yapılan çalışmayı akademik kıstaslarla değerlendirme konumunda değilim. Bununla birlikte incelediğim kadarıyla eser ciddi bir emeğin ve araştırmanın ürünü. Oldukça ayrıntılı teknik bilgiler içeren bölümlerden sonra gelen Metinler bölümü ise çalışmanın biz Sorgunlular açısından en ilgi çekici bölümü. Bu bölümde kendimizden ve geçmişimizden bir çok şey bulmamız mümkün. Bu değerli ve bundan sonraki çalışmalara da kaynaklık edecek özellikteki çalışmasından dolayı Adem Ümüt beyi tebrik ediyorum.

 

Abdullah ALPAYDIN

SORGUN DÜŞÜNCE KULÜBÜ

Author: sevare