Köy Odaları

Çocukluğumun köyde geçmesi hasebiyle 25 yıl öncesinde yaşadıklarım ve benden evvelce yaşayan büyüklerimin Köy Odası (misafirhane) hakkında anlattıklarından aklımda kalanlar;

Köy Odası genelde 20-30 haneli köylerimizde güzel zamanların, sevincin, hüznün, huzurun ve birlikteliğin yanan soba ateşinde dem bulduğu ortamdır. Büyük bir salon, yedek odası, hayvan barınağı ve küçük çay veya ikramlık servis edilen alanlardan oluşan yapılardır. Köy Odaları her bölgenin coğrafi, fiziksel ve kültürel durumuna göre değişkenlik göstermektedir. Bu yapıların hemen hepsinin özünde muhabbet, birliktelik, sevgi ve saygı vardır. Evvelce dışardan gelen misafirlerin ağırlandığı yer olarak kullanılırdı. Köy Odaları, genellikle köyün ileri gelen aileleri veya durumu iyi olan aileleri tarafından zor şartlar altında yapılan yapılardır.

Buralarda köy ahalisi özellikle kış aylarında, akşamları sıcak bir soba etrafında toplanırlar. Önce selamlaşılır, sonra büyükler bir tarafa köşe divana, küçükler de bir tarafa sırası ile dizilerek nizami bir oturuş sergilerler ve sohbete başlarlar. Büyükler evvela “hoş geldiniz!” nidası ile selamlaşırken, küçükler olayın dışında sıcak bir çay veya ikramlık hesabındadır. Başlanır koyu bir sohbete… Ahmet Ağa’nın rahatsız evladından, Mehmet Bey’in hayvanlarından, bu yıl ekinlerin durumundan, o nasıl oldu bu nasıl gitti den acaba bu hükûmet ne yapar türünden mevzular gündem edilir. O gün ahalide keyif varsa oyun da oynanır. Köy Odasının oyunları kemer oyunu, yüksük oyunu v.b. oyunlardır. Büyükler konuşur, oynar; küçükler uzaktan sessizce bakarlar, mutlu mutlu güle oynaya…

Köy Odaları nice insanı misafir etmiştir. Acısına, tatlısına şahittir tüm köylünün. Özel günlerde, bayramlarda, düğünlerde köylünün toplanıp çaya dem vurup birlikte vakit geçirdiği karar aldığı yerlerdir. Her şeyin çıkış noktası küçük bir kıvılcım olduğu gibi birliğin, muhabbetin ve sohbetin de çıkış yeri olmuştur. Köy Odalarının bu sebepten ehemmiyeti büyük ve kıymetlidir.

Bunların dışında Köy Odalarına dair hafızımda kalanların bir kısmını şöyle sıralayabilirim:

– Bayramlarda bir araya gelinir. Bayramlaşmalar burada yapılırdı.

– Cenazelerde toplanılır. İkramlığı cenaze sahibi değil ahali kendi cenazesi gibi hazırlardı. Gelecek, gidecek ve ikramlıkları komşular hallederdi. Cenaze sahibi bunlarla uğraşmadan acısını yaşardı. Komşuluk hakkı ile yaşanırdı. Tabi son dönemde durumlar biraz değişti.

– Düğünlerde burada toplanılıp düğün eğlencesi bu odalarda gerçekleşirdi.

– Yöresel ikramlıklar ve yemekler burada insanlara ikram edilirdi.

– Şimdilerde göç olayının hızlı olması ve köylerin boşalması insanların daha farklı yaşamları tercih etmelerine neden oldu. Önceleri yurt dışına, ardından büyük şehirlere olan göç, köyleri yavaş yavaş boşalttığı gibi köy odalarını, birlikteliğimizi ve muhabbetimizi de tüketmiştir. Göçenler tekrar geri gelir ve bakarlar etrafa uzun uzadıya. Geçmiş bir film şeridi gibi… Üç beş arkadaş varsa bir odaya geçip otururlar. Başlarlar sohbete, eskiye olan özleme… Geçmiş güzel insanları, en çok da geçen zamanı anımsarlar.

Mehmet Akif KILIÇOĞLU

SORGUN DÜŞÜNCE KULÜBÜ

Author: yasin66
İsim: YASİN AĞAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.