Neler Çıhmış!

Bizim oralarda, ayda yılda bi çıhtıhları alışverişten dönen gadınlar, çarşı bazarı annatmaya “Neler çıhmış?” cümlesi ile başlarlardı.

Dünya da iki üç asırdır bi gasabanın bi çarşısı gibi olmuş. Birileri çarşıya boyna bi şey getiriyo tüm dünya eli mahkum alıyo. Satıcılar en son İnterneti sürdüler çarşıya…

Temsilde hata olmasın: İnternet aşureye benziyo. Şöylekine; içinde yoh yoh! Gendinden önce icat edilen ne varsa İnternette toplanmış. İçinde matbaa var, elektrik var, telgraf var, telefon var, foturaf makinası var, ıradıyon var, televizyon var. Var oğlu var!

İnternet sayasında goca Dünya bazı bahımlardan bi evin içi gibi olmuş. Gıtalar arası ses, gorüntü, yazı alışverişi, odalar arası mesafe gibi gısalmış.

Gısalma deyinci; “Koylük yerin birinden geçecek  tirenin rayları döşeniyomuş mühendis koylüye, “Filan şehre gaç saatte gidiyonuz?” diye sormuş. Koylü de ata eşeğe gore hesap edip, “ On saat” demiş. Mühendis; “Raylar döşendiğinde tirenle o şehre bi saatte gideceksiniz” demiş. Bunun üzerine koylü de mühendise, “Galan dohuz saatte ne yapacığıh?” demiş.

İnternet şudur budur, en nihayetinde kari kisibi icat edene giden çarşı bazardaki yeni bir icattır.

Bizim oralarda, ayda yılda bi çıhtıhları alışverişten dönen gadınlar, çarşı bazarı annatmayı şu cümlelerle bitirirlerdi: “Hangi birine yetişeciğik?”, “Hangi birini, hangi paraynan alacığıh?”.

 

Adnan KORKMAZ

SORGUN DÜŞÜNCE KULÜBÜ

Author: Yönetici