Sevgisiz Olmaz!

Hani “çivisi çıkmış dünya” derler ya, tam da o günleri yaşıyoruz. Ne yana baksan kan gözyaşı, ne yana baksan elem, keder… Kin ve nefret hâkim olmuş yeryüzüne… Sevgi diye bir kavram vardı eskilerde kalan, hatırlayanınız var mı? Çıkarsız, karşılıksız birbirimize verdiğimiz… Çıkarsızca bize sunulan sevgileri onurumuzla kabul ettiğimiz günler ne kadar eskilerde kaldı… Sahi biz neyi yanlış ya da eksik yaptık da, dilinden sevgi sözcüğünü bile eksik etmeyenler, riyakârca sunulan sevgilerin sahteliğini bile görmezden geliyor? Gerçek sevgiler neden tozlu raflara kaldırıldı? İnsanlar neden birbirlerini sevmiyor? Ne oldu da eskiden birbirini seven insanlar bu gün menfaat peşinde koşar oldu? Neden birbirlerine destek olmak varken yapılan her iyi işi baltalamaya çalışıyorlar? Bırakın dünyadaki kardeşliği, ahiret kardeşliği bile hatırlanmaz olmuş bu çivisi çıkan dünya da… Ve vefa; İstanbul’da bir semt adı olmaktan öteye gidemiyor. Gerçek sevgiler yitip gidiyor bu çirkin çıkar ilişkileri içinde…

Oysa insanı insan yapan, insana huzur veren bir olgudur sevgi…

Gerçek ve yürekten bir sevgi öylesine tılsımlıdır ki; yaşam sevinci olur insana, ilham verir, hayat verir…

Gerçek mutluluğu, huzuru bulmak istiyorsanız sevin birbirinizi, “ama”larla değil, “rağmen”lerle sevin…

En büyük huzur kaynağıdır sevdiklerinize yanında olduğunuzu hissettirmek… Ve eğer size gerçekten yüreğini açan biri varsa hayatınızda onu incitmeyin! Sizi her hatanıza rağmen sevmeye devam eden biri varsa onu kaybetmeyin! Bu, çivisi çıkmış şu dünya da öyle büyük bir hazinedir ki değerini hiçbir maddi varlık ölçmeye yetmez.

Kendinizi sevin! Kendinize inanın! Bu tüm sevgilerin temelidir. Dünyayı sever, kendini seven… Doğayı, kuşları, çiçekleri ve insanları sevin… Kurtulun önyargılarınızdan ve kucaklayın en samimi duygularınızla insanlığı…

Sokağa çıktığınızda, sokağınızı süpüren temizlik işçisine gülümseyin mesela… “Kolay gelsin” deyin, hatırını sorun… Hissettirin değerli olduğunu… Sokağın başında simit satan amcaya selam verin, okula geç kaldığı için koşar adım yürüyen çocuğun başını okşayın. Sevincini paylaşın öğlen yemeğini yemeye gittiğiniz lokantada doğum günü kutlayan grubun, hiç tanımasanız bile…

Yalansız, riyasız bir dünya için sevgileriniz de yalansız ve riyasız olsun! Yeryüzünden kan ve gözyaşının silinmesi için menfaatçi sevgiler yerini gerçek sevgilere bıraksın. Demem o ki, severken de sevilirken de akıllı olun! Bunu başarabildiğimiz ölçüde dağılır dünyamızı ve yüreğimizi saran karabulutlar…

Hadi hemen başlayın yüreğinizi tüm samimiyetinizle açmaya ve içindeki gerçek sevgiyi dağıtmaya, ilk karşılaştığınız kişiden başlayarak…

 

Prof. Dr. Hamdi TEMEL

Author: Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*