Sorgun ve Medeniyet

Bir şehri şehir yapan değerler üzerinde yaşayan insanların ürettiklerinin gelecek nesillere akıttıklarıyla ölçülür. Bu şehir kültür ve sanatta ne kadar gelişmişse toplumun ekonomik üretkenliği de o oranda gelişecektir.

Ekonomiyle ilişkilendirilmesi yadırganabilir. Ancak duyarlılığı kültür ve sanat geliştirir. Kültür ve sanatta etkin olan kendi öz değerlerine sahip çıkar. Öz değerlerine sahip çıkan yaşadığı topraklarda üretmeyi önce düşünür. Halkını eğitir, topraklarını değerlendirir ve bütün her şeyiyle sahip çıkar. Önce topraklarım der. Maddi ve manevi olarak yatırıma yaşadığı topraklardan başlar. Ve böylece bir medeniyet oluşur.

Medeniyet “bir ülkenin, bir toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, fikir ve sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümü” şeklinde tanımlanır.

Bir Sorgun’lu olarak birikimlerimizin çeşitliliği ortadadır. Belki çok şeyler üretiyoruz ama gelecek nesillere aktarımda cimrileşiyoruz. Gelecek nesil, olanı geliştirmek yerine ister istemez modern dünyanın o zaman dilimindeki verileri üzerine yoğunlaşmaktadır. Kendimize ait bir veri havuzumuz olmadığından, sorgusuz sualsiz her şey doğrularımız (!) haline gelmektedir.

Medeniyet yolunda bir Sorgun’lu olarak somut bir katkının olması gerektiğini düşünen eğitimci, yazar ve araştırmacı özelliği olan biri karşımıza çıkıyor. Kendi kültürel yapımızla ilgili eserler kaleme alıyor. Köy köy dolaşıp kaybolmaya yüz tutmuş bu beldeleri kayıt altına alıyor. O beldelerin tarihsel gelişimini tek tek dinliyor ve tarihe not düşercesine yayınlıyor. Dilin özgünlüğünden uzaklaşıldığı bu dönemde, halkın duygu dilini tiyatro eserleriyle diri tutan bir kişi: Durali Doğan Hoca…

Modern dünyanın tüketmesine dur demek için çabalayan duyarlı insan. Yazdığınız üç eseri inceleme fırsatı buldum (Bacımın Gelinliği, Senem’in Turnaları ve Meçhul Öğretmen). İşlenen anlamlı konular ve yöresel konuşmalarla bezenmiş piyesleriniz için teşekkürler. Teknik yönüyle eleştirme hakkını kendimde bulamadığım bu eserlerinizde kullandığınız dille Sorgun’u geleceğe taşımada önemli bir adım atmış oldunuz.

SDK olarak bu üretkenliğinizi önemsiyoruz. Toplumun değişimi ancak bu yolla olacaktır. Belki buradan hareketle Sorgun’da kültür-sanat faaliyetlerini çeşitlendirmek ve bir eğitim sistematiği içerinde çalışmalar yapmak hepimizin görevi. Bunun için başta Kaymakamlık, Belediye Başkanlığı, İlçe Milli Eğitim, Halk Eğitim Merkezi ve Özel Kuruluşları da daha sistemli hale getirmek lazım. Çocuklarımızı küçük yaşlardan itibaren böyle çalışmaların içine aldığımızda değişim çok net ve hızlı olacaktır. Hedef yeni Durali Doğan’ları yetiştirmektir.

 

RECEP DAĞDEMİR

SORGUN DÜŞÜNCE KULÜBÜ

Author: Site varsayılanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*