Yozgat Nüfüsu ve Göç Olgusu

Adrese dayalı nüfusu sayım sistemine geçildiğinde Yozgat ilinin 600.000’in üzerinde olan  nüfusunun gerçekte 492.000 olduğu anlaşılmıştı. Bunun en dramatik yansıması olarak Yozgat’ın çıkarabileceği milletvekili sayısı 6’dan 4’e düşürülmüştü.

2012 sonuçları açıklanınca merak edip eski yılları da inceledim. Ortaya çıkan veriler gerçekten çok ilginç ve bir o kadar da düşündürücü. Bunlardan öne çıkanları aşağıda maddeler halinde görebiliriz:

2007-2012 arasında Türkiye Nüfusu toplamda (70,586,256’dan 75,627,384’e çıkarak) % 7 büyürken Yozgat Toplam Nüfusu 492,127’den 453,211’e gerileyerek% 8 oranında küçülmüş. Bir başka ifadeyle Türkiye ortalamasını esas alırsak Yozgat Nüfusu bu dönemde % 15 azalmış. Aşağıdaki tabloda bunu açık olarak görebiliriz:

111

2007’den bugüne nüfusu 38.916 kişi azalan Yozgat bu açıdan açık ara Türkiye birincisi. Yozgat’ı 19.853 kişi azalan nüfusuyla Çorum ve 14.929 kişi  azalan Sivas gibi 2 komşusunun takip etmesi bir başka kayda değer veri. Dahası Yozgat dışında bu dönemde nüfusu azalan diğer 15 ilden 5’i Yozgat’a komşu iller: Sivas, Çorum, Tokat, Kırıkkale ve Kırşehir. Yozgat’ın komşuları arasında nüfusu azalmayan tek il öteden beri güçlü bir sanayisi ve ekonomisi olan Kayseri. Yozgat sadece sayısal olarak değil oransal olarak yaklaşık % 8’lik azalmayla da Türkiye’nin en çok nüfus kaybeden ili.

  2

Bu küçülmeyi incelediğimizde il ve ilçe merkezi nüfusunun bu 5 yılda hemen hemen sabit kaldığını (2007: 265,531; 2012: 266,090) fakat köy ve beldelerdeki nüfusun % 17.5 azaldığını (2007: 226,596; 2012: 187,121) görüyoruz. Bu ciddi bir göç oranına tekabül ediyor ki, Yozgat Türkiye’nin en çok göç veren illerinin başında zaten. İl ve ilçelerdeki nüfusun artmadığını hesaba katarsak, köylerimizden göç edenlerin Yozgat’ı tamamen terk etmiş olduklarını anlıyoruz. Bu durumun en çok ilimizin tarım ve hayvancılığına darbe vurmuş olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek. Sanayisi hiçbir dönem çok güçlü olmayan Yozgat’ın geçmişte can damarı  olan tarım ve hayvancılığa da yüz çevirmesi adeta bir intihardır. Bir iş sektörü olarak tarım ve hayvancılığın yalnızca Yozgat özelinde değil Türkiye genelinde gerilemesinin uzun vadede çok daha ciddi yansılamaları olacaktır. Köyden kente göçün, iş imkanlarının fazlalığı, daha yüksek hayata standardı ve farklı imkanlar sunması vb. birçok sosyolojik sebebi olmakla birlikte tarım ve hayvancılıkta devletin uygulamakta olduğu popülist politikaların da önemli etkisi olduğunu düşünüyorum.

Yozgat’ın köy/belde nüfusunun bu derece ciddi oranda azalmasına rağmen şehirleşme oranı (%59) Türkiye ortalamasının (%78) hala çok altında. Yozgat, şehirleşme oranı bakımından 81 il arasında 54. sırada.  Görünen o ki şehir nüfusu oransal olarak artmaya devam edecek ve Yozgat ilindeki şehirleşme oranı Türkiye ortalamasına doğru bir yükseliş gösterecek. Bu durum beraberinde öngörülen ya da öngörülemeyen daha bir çok sıkıntı getirecek.

Toplam il nüfusunda 2012 verilerine göre tüm iller arasında 44. olan Yozgat köy nüfusunda 35. sırada. Bu da köy/belde nüfusu oranımızın, hızlı düşüşe rağmen halen Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu gösteriyor. Bir önceki maddede ki şehirleşme oranımız bunu teyid etmektedir.

Yozgat’ın onlarca yıldır gerek yurt dışına, gerekse başta İstanbul ve Ankara olmak üzere iş imkanlarının daha fazla olduğu illere göç vermesi bilinen bir gerçek olmasına rağmen toplam il nüfusu 2007 yılına kadar istikrarlı bir şekilde artmaktaydı. Son 3-4 yılda nüfusun her yıl en az 10.000 azalması, Yozgat’tan daha önce görülmemiş bir kaçış yaşandığını göstermektedir. Göç bu hızla devam ederse 4-5 yıl içinde Yozgat nüfusunun 400.000’in de altına inmesi kaçınılmazdır. Yozgat sosyo-ekonomik açıdan bir cazibe merkezi yapılamadığı sürece göç eden nüfusun geri dönmesi zorlaşacak ve göç kalıcı olacaktır. Coğrafi olarak ülkenin merkezinde yer alan bir bölgenin (çevremizdeki illerin de benzer sorunlar yaşadığını düşünürsek) nüfus açısından ülkenin genel gidişinin tersine bir yönde hareket sergilemesi kolay anlaşılır bir durum değildir.

Sorgun’un durumu ise birazcık farklı: İlçemizin köyleriyle birlikte nüfusu 2007-2009 arası artış gösterirken, 2009-2012 arası sürekli düşüş göstermiş. Lakin 2007 toplam nüfusu (83,931) ile 2012 nüfusu (82,944) çok az fark etmiş. İlçe merkezi nüfusu da 2007-2009 arası Yozgat ortalamalarında hızlı denebilecek bir artış gösterse de (2007: 44,027; 2009: 51,571) son 3 yılda 50,000’e takılarak hiç artış göstermediği gibi küçük oranda da olsa azalmış. Doğum oranını hesaba kattığımızda Sorgun’un da son yıllarda düzenli olarak göç vermekte olduğunu söyleyebiliriz.

Elimizde göç olgusunu daha doğru anlamamıza yarayacak başka kıstaslar da mevcut. Kalkınma Bakanlığının 2011 yılında yapmış olduğu İllerin ve Bölgelerin Sosyo Ekonomik Gelişmişlik Endeksine (SEGE) göre Yozgat 81 il arasında 65. sırada. Bu nüfus verilerinden çok daha karamsar, çok daha düşündürücü bir tablodur. Yeni teşvik sistemine de dayanak teşkil eden SEGE-2011 çalışması, demografi, eğitim, sağlık, istihdam, rekabetçi ve yenilikçi kapasite, mali kapasite, erişilebilirlik ile yaşam kalitesi olmak üzere 8 alt kategoride, çoğunluğu 2009-2010 yıllarına ait 61 değişken kullanılarak hazırlanmış. Çalışmada kullanılan değişkenlerin seçiminde ilin ülke içindeki ekonomik ağırlığı ve potansiyeli, sosyal gelişmişlik seviyesi, ortalama bireysel refah düzeyi, il ölçeğinde ekonomik ve sosyal gelişmişlik ile bireysel refah arasındaki kümülatif denge ve veri teminine ilişkin süreklilik hususları gözetilmiş. Yine 2011 verilerine göre Yozgat Kişi Başına Düşen Yıllık Gelirde 61. sırada ve Türkiye ortalamasının çok altında.

Yukarıdaki paragraftaki gelişmişlik kıstaslarından da açıkça anlaşılacağı gibi, göç olgusu sadece ekonomik faktörlerle izah edilemez. Meselenin sosyal, psikolojik, kültürel ve politik boyutları da bir o kadar önemli ve belirleyicidir. İletişim çağındayız ve bu sayede dünya her zamankinden daha küçük. Artık en ücra köyde bile internet erişimi var ve insanlar dünyadaki her türlü gelişme ve yenilikten anında haberdar olabiliyor. Daha gelişmiş şehirlerdeki veya ülkelerdeki insanların hayat standardı ve refah düzeyi, kırsal kesimde yaşayan insanları da benzer şartları arama ve sahip olma yönünde teşvik ediyor. Mevcut ortamında bu şartları oluşturamayacağı düşüncesi insanoğlunu göçe zorluyor. Bununla bağlantılı olarak, günümüz insanı eskisine göre çok daha fazla tüketiyor ve çok daha fazla savurgan. Lüks ve konfor arzusu da bir o kadar güçlü. Tüm bunlar, göç olgusunu tetikleyen başlıca sebeplerdir. Yozgat özelinde bu olgunun bu kadar belirgin hissedilmesi daha kapsamlı analizler yapmayı zorunlu kılıyor. Bunun için de başta Yozgat’ı yönetenler olmak üzere bu konu üzerine kafa yoran herkese iş düşüyor.

 

ABDULLAH APAYDIN

SORGUN DÜŞÜNCE KULÜBÜ

Author: Site varsayılanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*